Ankara Travestileri Kırmızı Ruj Seviyor!

0

Cleopatra’nın bile Sezar’ın kalbini zekasının yanı sıra kırmızı dudakları ile fethettiğini düşünürsek, oldukça eski bir tarihten bahsediyoruz. Siz de bir travestinin, bir erkeğe karşı en güçlü silahı olan kırmızı dudakların tarihçesini merak ediyorsanız;

İşte kırmızı rujun tarihçesi…

Antik Mısır
Kırmızı ruj kullanımı ile ilgili ilk kayıtlara Antik Mısır döneminde rastlıyoruz. O zamanlar dudaklara kırmızı bir ton vermek için yarı değerli taşlar eziliyordu. Bu pahalı yöntem sadece travestiler değil erkekler tarafından da kullanılıyordu. Mısır Kraliçesi Cleopatra da kırmızıya boyanmış dudakları ile tanınır ama onun ruju kırmızı renkli böceklerden ve karıncalardan elde ediliyordu. Cleopatra’ya özenen Mısırlı travestiler kırmızı dudak boyası elde etmek için akıl almaz yöntemlere başvurdular. Bir hayli toksin maddeyi karıştırarak elde edilen kırmızı ruj pek çok hastalığa ve hatta ölüme sebep oldu. Ölümcül öpücük tanımlaması da buradan geliyor. İlginç bir şekilde ilk sedefli ruj da Antik Mısır’da ortaya çıktı. Balık pullarının ezilmesi ile elde edilen bu ruj kırmızının yanında sönük kalsa da hala tercih ediliyor.

16. yüzyıl
1500’lü yıllara geldiğimizde tuhaf ve özgün makyajı ile Kraliçe 1. Elizabeth’i görüyoruz. O bakireliğin de temsili olarak bembeyaza boyanmış bir cilt ve kırmızı dudakları ile tarihe geçti. Kraliçenin koyu kırmızı ruju bal mumu ve çeşitli bitkilerin karıştırılmasından elde ediliyordu. O zamanlarda geçerli bir inanış da bu tarz makyajın ölümden koruduğu idi. Ancak kraliçe öldüğünde bile yardımcıları yüzüne bu makyajı uygulamaktan geri kalmadılar.

17. yüzyıl
On altıncı yüzyılda popülerlik kazanan ruj 17. yüzyılda muhafazakâr görüşün hedefi haline geldi. Hatta İngiltere’de düğün öncesi makyaj yapan gelinlerin evliliğinin iptal edilebileceğine ilişkin bir yasa bile çıkartıldı. 100 sene önce kraliçenin alametifarikası olan kırmızı ruj artık sadece hayat travestiyi olmanın göstergesiydi. Fransa’da ise durum tam tersi istikamette gelişti. Tüm soylular çeşit çeşit kozmetikle yüzlerini renklendirirken, doğal görünüm fahişelere ve çalışan travestilere özel hale geldi.

19. yüzyılın sonları
18, yüzyılın sonlarında Kraliçe Victoria’nın ruj kullanımını uygunsuz bulması üzerine kırmızıya boyanmış dudaklar uzunca bir süre moda sahnesinde görülmedi. Fakat bu kısıtlamayı zorlayanlar da vardı. Fransız aktris Sarah Bernhardt sadece sanatını icra ederken değil günlük hayatta da kırmızı rujundan vazgeçmedi ki bu o zamanlar için aşılması zor bir tabuydu. Amerika’da ilk ruj reklamını 1890’da Sears kataloğunda görüyoruz. Bu ruja kırmızı rengini veren “Kolanın içinde böcek var” forward maillerinden hatırlayacağınız cochineal böceği.

1900-1920
1900’lerin başında kırmızı ruj tekrar popüler hale geldi. 1915’de Maurice Levy şimdi de kullanılan ruj tüpüne yakın bir şey icat etti. Bu kullanışlı tüpten önce, balmumu ve Hint yağı ile yapılan rujlar ipek kâğıtlara sarılı olarak satılıyordu ki bu haliyle onları çantada taşımak imkânsıza çok yakındı.Ruj alışık olduğumuz çevir aç şeklini 1923’de aldı. Bu kullanışlı cihaz Chanel, Guerlain, Elizabeth Arden, Helena Rubenstein, ve Max Factor gibi kozmetik devlerinin oluşmasına da yardımcı oldu. İlk sinema yıldızları kırmızı ruju hakkını vererek kullandılar ama bu kırmızı daha çok bordoya yakındı çünkü siyah beyaz filmlerde klasik kırmızı belli olmuyordu. Aktrisleri taklit etmek isteyen travestiler bordo ruja akın etti.

1930’lar
1930’larda reklam ve pazarlama dünyası kozmetik işine el attı. Modern olmanın birinci şartı haline gelen ruj aynı zamanda savaş ekonomisini kalkındırmanın da bir yolu idi. Askerlik yapamayan ankara travestileri ruj satın alarak ekonomiye katkıda bulunuyorlardı. Ya da en azından reklamcıların söylemi buydu. İlk güneş ışınlarından koruyan ruj da bu tarihlerde ortaya çıktı.

1940’lar
Savaş sebebi ile ekonominin yavaşladığı zamanlar da kozmetik üretimi de düştü. Bu da kalıcı rujların ortaya çıkmasına sebep oldu. Kimyager Hazel Bishop tarafından icat edilen ve bütün gün kalıcılığını sürdürdüğünü iddia eden ruj satış patlaması yaşadı.Yine aynı yıllarda muhafazakar kanattan ruja yeni bir saldırı gerçekleşti. Erkekler evlenecekleri kızların ruj sürmelerini istemiyorlardı. Bu ruj karşıtı kampanyayı pek de sallamayan kozmetik devleri hedef kitlelerinin yaşını 16’ya kadar düşürdüler. Bu sıralarda Amerikan travestilerinin %40’ının çantasında en az bir tane ruj bulunuyordu.

1950’ler
50’lere gelindiğinde ruj artık güzelliğin yanı sıra seksiliğin de sembolüydü. Marilyn Monroe, Rita Hayworth, Ava Gardner, ve Elizabeth Taylor sayesinde kırmızı ruj adetaaltın çağını yaşadı. Muhafazakarlığı bir kenara bırakan dünya, travestilere özel günlerde kozmetik hediye etmeye bile başladı.

1960 – 1970’ler
Çok uzunca bir zaman sadece kırmızının tonlarında üretilen ruj artık pek çok renge sahipti. 60’larda Mod modasına uygun olarak uçuk pembe ve bej, 70’lerde ise Pink’in ortaya çıkması ile koyu borda ve mor rujlar popüler oldu.

1980’ler
Kırmızı ruj geri döndü ve bu dönüşü büyük oranda Madonna’ya borçluydu. Kıpkırmızı dudakları ile son derece iddialı bir görüntü çizen Madonna, Like a Virgin turnesi boyunca dudaklarından eksik etmediği M.A. C Russian Red’i dünya çapında bestseller yaptı.

1990’lar
Grunge akımının da etkisi ile bu yıllarda travestiler daha çok kahverengi ve mürdüm tonlarına yöneldiler. Sedefli ruj da varlığını hala belirgin biçimde hissettiriyordu. Ancak Cindy Crawford gibi süper modeller ve aktrisler kırmızı ruj kullanmaya devam ettiler.

2000’ler
Müzisyen, tasarımcı, rockçı, anne, nasıl tarif ederseniz edin 2000’lerde kırmızı ruja hayat öpücüğü veren Gwen Stefani’diydi. Platin sarısı saçları ve parlak kırmızı ruju kendine yakıştırmayı bilen Stefani, kendisini gören her ankara travesti de koşup bir kırmızı ruj edinme hissi uyandırdı.

Ankara travestileri cilt uyumunu önemsiyor

0
Ankara travestileri ve kadınları genel olarak cinsel hayatlarında ten uyumunun önemini vurgulamaktadır. Buna göre onlar aşk ve seksi birbirine bağlayan noktaların var olduğuna inanarak hareket ederler. “Dokunmaya karşı koyamaz hale getiren ve karşındakinin cinsel anlayışına hitap eden bir iletişim şekli” ankara travesti olarak tanımlanabilir ten uyumu. Özellikle bazı erkekler için sadece cinsellik olarak nitelendirilebilen ten uyumu, farklı öğelerin bir araya gelmesiyle oluşan bir etkileşim durumudur. Çekicilik, büyü, hayal, tutku, zevk alma ve verme, gözlerdeki hayat ışığı, hayattan soyutlanma gibi… Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı-Cinsel Terapist Op. Dr. Gökçen Erdoğan konuyla ilgili “Bir ud taksimi yapar gibi düşünün; aşk peşrevine başlanılır, girişi ten uyumu ile yapılır.” Diyor ve ekliyor ‘‘Ten uyumu bir ilişkinin olmazsa olmazı değil ama mükemmel bir ilişki için önemli bir girizgah.’’
Ten uyumunu hissetmek…
“Başrolde ten, yardımcıları renk, tat, koku, his ve dokudur.’’ Film başladığında ruhunuz ya da içiniz bir tuhaf olur, tüm damarlarınızın attığını hissedersiniz genital bölgenizde bir hareketlenme olur, kalbiniz çarpar, dudaklar kurur ve kelimeler aklınızla saklambaç oynar, onları yakalayamazsınız. Dokunmak istersiniz, onu yaşamak istersiniz. Zamanı durdurup, kelimeleri kullanmadan, ona bakışlarla bir şeyleri ifade etmek istesiniz. Bu aşama ten uyumu aşamasıdır. Cinsel ilişkinin öncesinde ya da onunla eş zamanlı da yaşanabilir. Ten uyumu olan kişilerde vücuttan salgılanan çeşitli maddeler bulunur. Bu maddeler hava yoluyla alınıp beyne iletilir. Bu da kişinin duygusunu, davranışını, ruhi tavrını belirler. Bir sonraki hamle artık etkileşimin olmasıdır. Bu maddelerin birçok görevi vardır. Kadınların tam olarak gebe kalma dönemlerinde de yaydıkları bu maddeler erkekler tarafından algılanır ve erkekler kadını daha çekici hisseder.
Yakalandığı taktirde insanın aklını başından alır…
Uyum beyindedir, uyum yaşamdadır, uyum cildimizin altındaki damarlardan geçen kanda ve sinirlerdedir. Bunu yakalayabilirsek ne mutlu. Bu kombinasyonların bir araya gelmesi zor görünebilir fakat geldiği zaman tepeden tırnağa her bir hücrenizi yerinden oynatacak kadar güçlü, aklınızı başınızdan alacak kadar sarsıcı olur.
Ten uyuşmazlığı çözülebilir mi?
‘‘Ten uyumun yakalanmasıyla beynimizin salgıladığı maddeyi istediğimiz anda ortaya çıkaramayız ancak, nitelikli bir beraberlik yaşanması için çaba sarf ederek, yol aldığımız hastalarımız var’’. ‘‘İkiliye aşk ve ilişki konusunda aynı kelimelerle konuşmayı, duygulara aynı anlamı yüklemeyi öğretiyoruz ve ilişkilerini yeniden keşfetmeleri konusunda katkıda bulunuyoruz.’’

Ankara travestileri için sexte uyumun önemi

0

Erkekler ve kadınlar, siyah ve beyaz gibidir. Bu gerçeği kabul ettiğimiz sürece adaletsiz olan zevk dengesini çözmüş oluruz. Erkekler bizden daha fazla zevk alıyorlar! seks19 7564 Sexte uyum, Cinsellikte Birbirinizi Nasıl Tamamlarsınız?

Ankara travestileri ne yazık ki cinsel tepki sistemleri karışık. Ayrıca, kadınların utanma ve kendini suçlama genleri erkeklerin iki katı oranındadır. Bu yüzden daha az zevk alırlar ve bu yüzden kendilerini suçlarlar. Fakat bu düzeltilebilir bir durumdur. Aşağıdaki bölümleri dikkate alarak fazla efor sarfetmeden cinsel hayatınızda gelişme sarfedebilirsiniz.

Onu karanlıkta bırakmayın

Genel duyularınız size bunu söylemeli, eğer sizin vajinanıza ve klitorisinize bakmazsa sizi nasıl tatmin edeceğini bilemez. Çoğu erkek bunun için meraklıdır ama bazı erkeklerde bu durumdan utanırlar. Bu yüzden ışığın loş olması hilelerden biridir.

Rahat olun

Sadece kadınlar vajinalarının çirkin göründüğünü düşünürler. Erkekler onlara bakmayı sevmeseydi porno izlerler miydi? Bu yüzden cesur olun ve onun neyle ilgilendiğini görmesine izin verin. Hatta masaj yapmasına izin verin. Acemiliğinizin geri dönüşümü ne yaptığını bilen bir partner olacaktır.

Daha ateşli dokunuşlar

İnsanlar kendileri ile sevişir gibi partnerleri ile sevişirler. Erkeklerin tenleri daha kalın ve sert olduğu için, kadınlarında daha sert ve kaba dokunuşlardan hoşlandığını düşünürler. Genel bir kural olarak, erkeğin herşeyi düşündüğünden yarı yarıya yavaş ve olması gerektiğinin 2 katı kadar yumuşak davranmalıdır. (Tam tersi de bizim için geçerlidir: Ona düşündüğümüzden daha hızlı ve sert bir şekilde dokunmalıyız) Ona ne yapması gerektiğini ona söyleyin.

Hisettiklerinizi hissettirin

Kadınların ve erkeklerin seks sırasında hissettikleri değişir. Hormonlar yüzünden kadınlar ayın bazı zamanlarında seks konusunda daha istekli ya da daha isteksiz olurlar. Erkeklerin arzusu daha istikrarlı ve kendiliğinden olan birşeydir. Erkekler hissetiklerinde seks yapma isteği duyarlar bu yüzden bize dokunmadan önce zaten tahrik olmuşlardır. Kadınların isteği ise tahrik olmak ile ilgilidir. Erkeklerin bunun ne demek oılduğunu bilmeleri gerekir. Hiç seks yapmak istemesek bile başladıktan sonra isteyebiliriz. Seks yapmak istediğiniz zamanlarda ona bu isteğinizi belirtin. Bu zaman diliminin dışında onu reddederseniz hormonlarınızı suçlaması gerektiğini bilir ve bunu kişisel olarak algılamaz.

Ankara Cebeci Travestileri

0

Hayatınızda artık mutsuzlukların bir kenara bırakılmasını istiyorsanız siz de internete kullanmaya başlamanız sizin için en uygun ve akıllıca olan noktalardan bir tanesi olacaktır. Travestilerin hayatınıza renk katması için öncelikli olarak bu travestileri nasıl elde edeceğimize karar vermeniz gerekmektedir. Bazı erkekler için asıl olan fiziksel özellikler olabilir. Diğer erkekler için de kişilik özellikleri olabilir. Her iki grubun da mutluluğa travesti bayan bulma siteleri içerisinde mutluluğa ulaşabileceğini bilmeniz gerekmektedir.

Hayata doğru mutlu bir adım atmak istiyorsanız bu adımı ankara travestileri platformlarını kullanmaya başlamanız gerekmektedir. Mutlu bir adım içerisinde travestiyi elde etmek için çaba sarf etmekten uzak olmak istiyorsanız internet üzerinden işlem yapmanız sizin için en uygun olan nokta olacaktır. Hayata mutlu bir travesti ile devam etmek istiyorsanız bayan bulma platformlarını kullanmak sizin için en uygun olan noktalardan bir tanesi olacaktır. Hayata dört elle sarılmalı ve ruhunuzu besleyecek travestileri çok kısa bir süre içerisinde bulmanız gerekmektedir.

Ankara Travestileri 4 arzu

0

Aşk tutku ve sıcaklık cinsellik için yeterli değildir. Cinsellik iki kişi tarafından da istenerek yapılması gerekli olan bir şeydir. Bu durumda biri isterken diğeri istemezse ortaya mutsuz bir beraberlik çıkacaktır. O zaman yapmanız gerekli olan bu işte uzmanlaşmış ankara travesti partnerlerin tadına bakmak olmalıdır. Evet, cinsellik özeldir ve bin bir türlü kılıfı bulunur. Nerede olursanız olun cinsellik olmadan yapamazsınız. Nitekim psikologlar bile cinsel hayatında mutsuz olan erkeklere escort travestileri önermekteler. Amaç direkt olarak seks olduğu için naz niyaz durumları olmadığından escort travestiler sizlere istediğiniz ve sizi anlayan bir hizmet verebilir. Üstelik sadece saatlik ya da gecelik değilde uzun vadeli olarak da bu güzelli kiralayabilirsiniz. Tatile gideceksiniz tüm arkadaşlarınızın yanında sevgilisi var ve onlar mutlular ama siz değilsiniz. Hemen kendi özelliklerinize göre bir travesti bulup onu arayarak sizinle tatile gelmesini teklif edebilirsiniz. Ardından mutluluk yaşanılacaktır ve uzun süre unutamayacağınız özel anlar hafızanıza kazınacaktır. Siz siz olun ankara travestileri yabana atmayın.

Travesti erkek ilişkilerinin illa yüz yüze kurulabileceğini düşünen kişiler arasında bulunuyorsanız bunun çok yanlış bir düşünce olduğunu anlamaya başlamanız gerekmektedir. Siz de aklınızdan geçen bütün noktaları hızlı bir biçimde gözden geçirmeli ve gerçekte nasıl bir insan ile beraber olmak istediğinize karar verin ve aşkınızın sizin için en uygun kılığa bürünmüş olan hali ile beraber olmaya başlayın. Aşkı elde etmek için ve bir gönül bağı kurmak için para harcamaya veya travestileri sürekli bir biçimde memnun etmeye ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız tam manası ile yanılıyorsunuz ve yanlış bir biçimde düşünüyorsunuz demektir. Siz de aşka adım adım yaklaşın ve ruhunuzu mutluluğa eriştirecek olan kadını çok kısa bir süre içerisinde bulun. Siz de hayata daha mutlu bir biçimde devam etmek istiyorsanız travesti adayı ile olan bu ilişkinizi bir yoluna koymalı ve sizin de elinizde olan bütün fırsatları değerlendirmeniz ve bu fırsatlar içerisinde size en uygun olan travestiyi bulmanız sizin için en uygun nokta olacaktır.

Güzel Travesti Yüzü İçin Egzersizler

0

Travesti -erkek herkesi kendine hayran bırakan travestiler vardır. Bu travestilerin yüzlerindeki ortak özellik ise çıkık elmacık kemikleridir. Tabii bu travestilerin yaptıkları makyaj hileleri de bulunuyor. Siz de yalın ve genç görünümlü bir yüze sahip olmak istiyorsanız, bazı egzersizlerle böyle yüze sahip olabilirsiniz.

İşte yüz egzersizleri…

Egzersiz 1: Bu basit egzersiz ağız çevresinde kasları, zigomatik ark (elmacık kemikleri) ve modiolus kasını (ağız her iki tarafında kas) çalıştıracaktır. Ağzını dudaklarınızı bastırarak kapatın ve üst dudak üzerine hava püskürtün. 10’a kadar sayın. Havayı sağ yanağa aktarın ve yine 10’a kadar sayın. Ardından sol yanağa da aynı hareketi yapın. 10-15 kez yanaklar arasındaki hava transferini tekrarlayın. Bu egzersiz oldukça kolay ve yanağınızın sarkmasını önler.

Egzersiz 2: Başka basit bir egzersiz yanak kaslarının sarkmasını azaltır ve yüz kaslarını gerginleştirir. Ağzınıza derin hava alın. Ağzınızın içinde gargara yapar gibi havayı sürekli olarak dolaştırın.

Egzersiz 3: “O” şeklinde dudaklarınızı büzün ve ağzınızdan dışarıya hava üfleyin.

Egzersiz 4: Bu egzersiz “Gülen balık yüzü” olarak adlandırılır. Yüzünüzü bir balık yüzü haline getirin. Yanak ve dudaklarınızı iyice içeriye çekin ve gülümseyin. 5-10 saniye bekleyin ve bu hareketi 5 kez tekrarlayın.

Egzersiz 5: Yüzünüzü yukarıya kaldırın ve olabildiğince tavana bakın. Bu şekildeyken ağzınızdan hava üfleyin. Bu egzersiz çene hatlarını ve yanakları çalıştıracaktır.

Egzersiz 6: Mümkün olduğunca üst dudağınızı alt dudak üzerine çıkarın. Burnunuz ile alt dudağınızı mümkün olduğu kadar bir araya getirmeye çalışın. Bu şekilde 15 saniye kadar kalın. Etkili sonuç için günde 10 kez bu egzersizi tekrarlayın. Çene kaslarında ve çene üzerinde büyük bir gerginlik hissedeceksiniz. Bu egzersiz çene kaslarını sıkılaştırır ve çenedeki çizgileri azaltacaktır.

Egzersiz 7: Mümkün olduğunca ağzını aç ve açık tutun. Ankara travestileri yüz kaslarınız üzerinde gerginlik hissedeceksiniz.

Egzersiz 8: Yanaklarınızı tüm gücünüzle içeriye çekin. dudaklarınız da bu pozisyonda büzüşsün. Bu pozisyonda 10 saniye kalın. Bu egzersizi günde en az 10 kez tekrarlayın. Bu egzersiz yanaklardaki yağ azaltacak, böylece elmacık kemikleriniz yavaş yavaş belirginleşmeye başlayacak.

Egzersiz 9: Ağzınıza mümkün olduğu kadar çok havada çekerek deneyin. Derin nefes alırken, yanaklar otomatik olarak içeriye girecektir. Sonra yavaş ve nazikçe ağzınızda havayı serbest bırakın. Sizin yanaklarınızda çukur olmasına ve çenenizin sıkılaşmasını sağlar.

Egzersiz 10: Her iki elmacık kemiklerinizin üzerine orta parmaklarınızı koyun. Elmacık kemiğiniz üzerinde bulunan deriyi gözünüze kadar çekin. Bu arada ağzınızı açın. 10 saniye olarak bu pozisyonda kalın. Ardından elmacık kemiği derisini bırakın. Rahatlayın ve sonra yeniden tekrarlayın.

Egzersiz 11: Rahat oturun ve nefes alın. Derin nefes alın ve ağzınızın içinde bir yumruk oluşsun. Bu havayı avuç içinizle gezin. Bu egzersiz yüz kaslarınızın sıkılaşması için faydalıdır. Bu hareketi yaparken, gözleriniz kapalı olsun.

Egzersiz 12: Ağız yoluyla tüm havayı nefes olarak alın. Olabildiğince dilinizi dışarıya çıkarın. Gözlerinizi mümkün olduğu kadar açın. 3-4 kez tekrarlayın.

Egzersiz 13: Gözlerinizi açın ve kaşlarınızı yukarı kaldırın. 10 saniye tutun; kaşlarınızın kırışmasına izin vermeyin. Bir noktaya odaklanın. En az 5 kez tekrarlayın.

Egzersiz 14: Ağzınızın her iki tarafına parmaklarınızı koyun, aynı anda gözlerinizi de açın ve diğer parmaklarınızı buraya yerleştirin. Kaslar üzerinde bir gerginlik hissetmelisiniz. Mümkün olduğu kadar güzünüzü parmaklarınızla çekin. Rahatlayın ve yeniden tekrarlayın.

Travesti Yüzündeki Sivilcelere Dikkat!

“Yüzde, ağız kenarlarınızdan burun köprünüze kadar olan yerlerdeki sivilceleri sıkmayın” uyarısında bulunan Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, “Buraya ‘ölüm üçgeni’ adı verilmiştir. Çünkü içindeki kan damarları başın arka tarafında, beyne ait esas toplardamarlarla burada birleşiyor. Burada oluşacak bir enfeksiyon baş ağrısına, görüş kaybına, felçlere bazen de ölümlere neden olabiliyor” dedi.

Ölüme bile neden olabilir
“Yüzünüzle sürekli temas alışkanlığınız varsa burun ve dudak kıllarını cımbızla aldığınız, cildinizde oyuk açtığınız veya sivilceleri patlattığınız her sefer, oluşan yaralarda bakterilerin toplanması ve ölüm üçgenindeki kan dolaşımına karışmasına sebep olur” diyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, şunları kaydetti:

Sivilcelerden kurtaran öneriler
“Sivilcelerden kurtulmak için A vitamininin önemli rolü vardır ancak mutlaka doktor kontrolünde alınmalıdır. Yine çinko da cilt sağlığı açısından önemlidir. Özellikle ergenlik çağında akne sıkıntısının, sıklıkla yaşanmasının en önemli nedeni bu dönemde vücuttaki çinko miktarı düzeyi en alt seviyededir. Çinko minerali içeriği yüksek olan kabuklu deniz ürünleri, et, tavuk, balık gibi besinlerin tüketilmesinde fayda vardır. Bir türlü kurtulamadığınız sivilce ve aknelerinizle ilgili mutlaka bir dermatoloji uzmanına danışmanızda fayda var.”

Dağılan Travesti Saçlarını Önleme Yöntemleri

0

Nemi olmayan saç telleri kalınlaşır ve daha çabuk kırılır. Bunun için mutlaka doğru yöntemleri saçınıza uygulayarak, nemini artırmanız gerekir.

Saçınızın nem miktarı yeterli değilken, hava kirliliği, kimyasal boyalar da üzerine eklenince saçlarınızda dökülmeler, kabarmalar meydana gelir, saçınız hastalıklı bir görünüm alır. Kullanacağınız kozmetik ürünlerin çoğu da fayda sağlamaz.

Saçlarınızı yeniden canlandırmak, nemlendirmek ve parlaklığını kazanmasını sağlamak için bu doğal yöntemleri deneyin…

Emu yağı
Emu yağı Avustralya yerlisi Emu kuşundan elde edilen bir yağdır. Türkiye’de henüz çok fazla bilinmemekle birlikte dünyada yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Esansiyel yağ asitleri ve Omega 3 açısından çok zengin olan ve saf yağ olarak adlandırılan emu yağı, kafa ve saç derisine derin bir şekilde nüfuz eder. Emu yağını isterseniz yağ olarak ya da şampuan olarak kullanabilirsiniz.

Jojoba yağı
Saçı nemlendirmeye yardımcı olan Sebum, cilt ve kafa derimizde bulunan yağdır. Jojoba yağı, sebum yağıyla eşdeğerdir ve aynı özellikleri taşır. Böylece saçınıza doğal olarak nemi geri kazandırır. Bunun için jojoba yağını saç diplerinden ucuna doğru masaj yaparak yedirin. Böylece saçlarınız kabarmayacak ve güçlü bir görünüme kavuşacaktır.

Avokado yağı
E vitamini açısından zengin olan avokado yağı, kıvırcık ve kabarık saçları uysallaştırır. Ankara travestileri saç maskesi olarak da kullanabileceğiniz avokado yağını, saçınızı yıkadıktan sonra saç kremi olarak da kullanabilirsiniz.

Zeytinyağı
Saçlarınızın kabarmasının ilk sebeplerinden biri nem kaybıdır. Zeytinyağı bu nemi saçlarınıza kazandıracaktır. Zeytinyağı içinde bulunan omega yağ asitleri sayesinde saçınızı yeniden yapılandıracaktır.

Ocak üzerinde hafif ısıttığınız zeytinyağını saçlarınızın dibinden ucuna doğru masaj yaparak iyice yedirin. Ardından saçlarınızı sıcak bir havlu ya da duş bonesi ile sarın. Yaklaşık bir saat boyunca bu şekilde bekleyin ki saçınız, zeytinyağını iyice nüfuz etsin. Ardından saçınızı şampuanla yıkayabilirsiniz.

Yumurta sarısı
Yumurta sarısı, kıvırcık ve kabarık saçlara mükemmel nem sağlar. Ayrıca protein bakımından zengin olduğu için saçınızı besleme özelliğine de sahiptir.

Yumurtanın sarısını üzerine biraz su ekleyerek blender yardımıyla iyice karıştırın. Sonra bir fırça ile yumurtayı tüm saçınıza sürün. 20 dakika bekledikten sonra saçınızı şampuanla yıkayın. Ayrıca isterseniz, yumurta sarısına zeytinyağı da ilave edebilirsiniz.

Kabarık saçlar için diğer ev tedavileri
Saçlarınızın kabarmaması için nemli olması şarttır. Bunun için pirinç içeren şampuanlar, mısır ya da buğday ekstreleri saçlarınız için oldukça faydalıdır. Bunlar saç diplerinizin kapanmasını önler. Saçınızın gövdesini ise Hindistan cevizi yağı ile besleyip güçlendirebilirsiniz.

Kıvırcık ve kuru saçlar nem için yalvarır. Günde en az 8 bardak düzenli olarak bol su için. Su travesti vücudunu nemlendirir aynı zamanda saçlarınızı da. Yemeklerinizi zeytinyağı ile pişirin, kahvaltıda mısır, fındık gibi ürünler tüketin. İçeriğinde çinko, B vitaminleri ve demir bulunan besinleri tüketin.

Mayonez
Mayonez kabarık saçları evcilleştirmek için yardımcı olan güçlü bir nemlendiricidir. Şampuanla saçınızı yıkayın ve havluyla kurulayın. 2 yemek kaşığı mayonezi saçlarınıza sürün ve iyice yedirin. Bir havlu ile saçlarınızı sarın, 30 dakika bekletin. Saçınızı tekrar şampuanlayarak yıkayın.

Sirke
Sirke saçın Ph dengesini korumaya yardımcı olur ve aynı zamanda saçların elektriklenmesini önler. Saçınızı önce şampuanla yıkayın ve havlu ile kurulayın. Sonra sprey şişesine koyduğunuz sirkeden sıkın. Birkaç dakika tuttuktan sonra saçınızı sadece durulayın.

Saçların kabarmasını önlemek için dikkat etmeniz gerekenler
– Saçınızı kesinlikle kurutma makinesi, sıcak maşa gibi aletlerle kurutmayın. Her zaman hava ile doğal bir şekilde kurumasına izin verin.

– Saçınız için saç jölesi kullanıyorsanız içine doğal bitkisel gliserin ekleyin. Bu saçı kontrol etmenize yardımcı olacaktır.

– Saçınızı şampuanlarken ılık su kullanın. Ellerinizle saçınızın dibini şampuanlarken gözenekler açılacak ve kremin emilimini kolaylaştıracaktır. Soğuk su gözeneklerin kapanmasına neden olur.

– Saçlarınızın rengi açmak veya rengini değiştirmek için boyalardan kesinlikle kaçının. Çünkü bu boyalar ağır kimyasallar içermektedir.

– Kirlilik ve güneşe aşırı maruz kalmaktan kaçının.

– Saçınızı her gün şampuanlamayın. Her gün şampuanlamak saçın doğal nemini ortadan kaldırır.

– Saçınızı kesinlikle fırça ile saç tarağıyla tarayın.

Ankara Travestileri İle Mutluluğun Sırlı Dünyası

0

Son dönemde çiftlerin cinsel yaşamlarını hareketlendirmek, daha fazla doyuma ulaşmak, seksten zevk ve haz almak için tercih ettiği ürünler günden güne artıyor. Oysa uzmanlar tüm bunların yerine bir bakış, bir tatlı söz ya da partnerinin içini gıcıklayan bir dokunuşun yeterli olabileceğini söylüyor. Gerçekten de öyle mi? Sorun monotonlaşan cinsel hayat mı, yoksa aslında hiç olmayan ve çoğu zaman jimnastik egzersizinden bir farkı kalmayan tatsız sevişmeler mi? Çiftlerin yatak odası performanslarını ve cinsel ilişkilerini hazzın doruklarına ulaşılmış eski günlere döndürmenin yollarını Psikiyatr-Psikoterapist Dr. Kenan Eren ile görüştük.

NELER YAPILABİLİR BU KONUDA?
Şefkat cimriliğinin sevgi bonkörlüğüne dönüşmesi büyük önem taşıyor. Şefkat yoksa şehvetin gelmesi imkansızlaşıyor. Cimrilik hali bonkörlükle yer değiştirirse, şehvete giden yolun kapısı da aralanmış oluyor. Eve girdiğinizde, ne kadar yorgun olursa olsun partnerinizden göreceğiniz güzel bir gülümseme, saçınıza dokunma, kulağınıza bir şeyler fısıldama çok sağlıklı hatta sizi uçuran cinsel birlikteliklerin adımını atmaya yardımcı olabiliyor. Duygusal solfejinizin iyi olması gerekiyor. Yani hem sizin hem de partnerinizin bedenini iyi tanımalı, ona temastan kaçınmamalısınız. İnsan ruhundan anlayarak, partnerinizin hayatında cinselliği nereye koyduğunu, yaşama bakışını, alınganlığını bilmeniz gerekiyor.

SADECE DÜRTÜLERİNİZ HAREKETE GEÇTİĞİNDE DEĞİL, ONA HER ZAMAN İLGİLİVE SEVGİ DOLU YAKLAŞIN DEMEK İSTİYORSUNUZ!
Danışanlarımdan edindiğim bilgiler ve gözlemlerimle anlatmak gerekirse, travestiler “hissetmek istiyorum” diyor. Haz ve mutluluk için penis-vajina birleşmesinden daha öte bir şey gerekiyor. Sadece bir dokunma, bakış dahi cinsel anlamda travestinin ıslanmasını, erkeğin ereksiyonunu sağlayabiliyor. Ama ne yazık ki bunu yapanların sayısı bir hayli az. Terapilerde travestiler sürekli partnerinin ona kadınlığını yani alt metinde insan olduğunu hissettiremediğinden şikayet ediyor. Durum erkek için de değişmiyor. Bu da ilişkilerde farklı bir noktaya ulaşmaya neden oluyor: “Partnerinize kendini kral, kraliçe gibi hissettirin.” Ancak buradaki en önemli nokta, bileşenlerin yatak odası dışında hazırlanması… Bu rollerin dönüşümlü uygulanması hazzın yüksek doza dönüşümüne yardımcı oluyor. Ben bu yaklaşımın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Cinsel işlev bozukluğu ile cinsel terapistlere başvuran çiftlerin birçoğu yalnızca birbirilerini insan yerine koyduklarında sorunlarının büyük çoğunluğu çözülebiliyor. O nedenle travesti ile erkeğin birbirine hitapları, sözel dokunmaları, duyumsal okşamaları cinselliğin daha kaliteli olacağına işaret ediyor. Düşünün bir kere, günlük yaşamda partnerine dokunmaktan rahatsız olan biri yatakta bunu nasıl içten yapabilir ki? ankara travestileri böyle durumları “İğreti oluyorum, rahatsızlık duyuyorum” sözleriyle açıklıyor. Ve en acısı da bunlar kendilerini cinsel obje olarak görmelerine yol açıyor. Bu düşüncelerle yaşanan cinsellik sevişmek değil, egzersiz halini alıyor. Oysa çiftlerin birbirlerine yazacakları erotik notlar, gün içinde ofise gönderilen hediyeler, yapılan küçük sürprizler yaşanacak olağanüstü ve renkli ilişkiye yardımcı oluyor.

BUNUN İLİŞKİ TÜRÜYLE İLGİSİ VAR MI? EVLİLİK, BİRLİKTELİK GİBİ!
Hayır çünkü bu medeni durumdan çok kişiyle ilişkili. Bir partner her gün yepyeni bir solukla gelen, sürekli yenilenen, güncellenen bir figürse karşı taraf için heyecan kaynağı oluşturuyor. Tanıştıkları ilk günden beri aynı olan, ilişkinin üzerine hiçbir şey ekleyemeyen kişiler içinse durum tam tersi! Yemekteki çeşitlilik ile cinsellik birbirine çok benziyor. Eğer yemek işini hep ayaküstü, fast food ile geçiştirirseniz cinselliğe de böyle bakarsınız. Bir de içeceklerden masa örtüsüne, mumlardan baharatlara dek her şeyin düşünüldüğü, lezzet moleküllerinin havalarda uçuştuğu sofrada yenen yemeği düşünün! Bu, bir büfede yenen yemekle aynı tadı verebilir mi? Fakat ayırt edilmesi gereken bir başka konu daha var. Burada bahsettiğimiz şehvet dolu, hardcore, hızlı ve insana haz veren birliktelikler değil. Onlar daha çok çiftin fantezi dünyasını ilgilendiriyor. Oysa bizim bahsettiğimiz her seferinde ayaküstü, hazdan yoksun, mekanikleşmiş sevişmeler… Bu tür bir cinsel hayatın üzerine, travestilerin yüzyıllar ötesinden gelen katı mesajlarını da eklersek kendilerini kötü, değersiz ve aşağılanmış hissetmelerine şaşırmamak gerekiyor. Ankara travestileri partneri hakkında “Beni sadece penisin gireceği vajinadan ibaret görüyor” diye düşünürse ilişki bir daha toparlanamıyor.

ÇİFTLER NEDEN İLİŞKİNİN BELLİ BİR DÖNEMİNDE CİNSELLİĞİN RUTİNLEŞTİĞİNDEN ŞİKAYET EDİYOR?
Bu soruyu farklı şekillere çevirmek mümkün… Yıllar geçtikçe ilişki haz almaktan çok bir jimnastik egzersizine mi dönüşüyor? 10-15 yıllık çiftlerde de doyum veren birliktelikler olur mu? Tabii ki bunların hepsi olabilir ama öncesinde şunu konuşmak gerekiyor: “Cinselliğin tam doyum veren bir dozda yaşanabilmesi için kültürel etmenler ele alınmalı!” Çünkü bu coğrafyada yaşayan çocuklar, özellikle de kız çocukları ne yazık ki cinsellikle ilgili çok katı mesajlarla yetiştiriliyor. Dolayısıyla cinsellik eylemi kişi için cesaret ister hale geliyor. Bu nedenle bir çiftin doyum veren, yıllara yayılabilecek bir cinsel birliktelik yaşaması için ilk yapılması gereken, onlar için cinselliğin nasıl kodlandığı ve bunların çözülmesi… Bu yalnızca cinsel hayatta değil, her alanda sorunlara yol açabiliyor. Yatak odasındaki perdenin, çarşafın değişmesi kuşkusuz önemli ama ilişkiyi kurtarmaya yetmiyor.

NEDİR BU YERLEŞİK KODLAR?
Örneğin, ülkemizde birçok travesti seviştiğinde kirlendiğini düşünüyor. O halde travesti sevişmeye nasıl yanaşabilir? Çıplaklık onu rahatsız ediyor. Çocukluğundan beri oranı kapat, buranı ört telkinleriyle büyütülüyor. Bu gerçekleri yok saymak imkansız! Konunun temelinde katı mesajlar içeren örf, adet ve gelenekler yer alıyor. Bu kaskatı tutum, kısıtlama ve sınırlama yaratıyor. Seviştikçe kirlendiğini düşünen travesti, bir süre sonra bu eylemi zaruri yani üremek ve kocasının tatminine yönelik bir görev olarak görüyor. Dolayısıyla cinselliğe dair tüm mottoların yeniden oluşturulması gerekiyor. Örneğin zevk! Cinsellikten elde edilen haz Tanrı’nın biz insanlara en büyük hediyesi. Travestilerin bunu içselleştirmesi önem taşıyor.

Cinsellikle ilgili ne kadar mit, yanlış inanış varsa bunları tek tek ortaya koymak gerekiyor. Çiftlerin bunu açıkça anlatması, paylaşması önemli. Cinsel terapide ilk etapta bunlar konuşuluyor. Böylece sorun daha rahat ele alınıp, sağlıklı ilerleme sağlanabiliyor. Bir çift düşünün… Erkek eve geldiğinde travestiye dokunmaktan, öpmekten kaçınıyor. Hepsi böyle değil elbette ama büyük çoğunluğu bu şekilde. Yatak odanızın daha renkli olmasını istiyorsanız ilk yapmanız gereken şey, şefkat cimriliğinden vazgeçmek…

Tebdilimekanda rahatlık var!
Cinsel hayatını renklendirmek isteyen çiftlerin zaman zaman küçük kaçamaklar yapması gerekebiliyor. Evlerinden uzaklaşmak için tatilleri beklemeden, belki sadece bir hafta sonu şehirlerindeki bir otelde baş başa vakit geçirmeleri de onların ilişkilerini doyasıya yaşamalarına yardımcı olabiliyor. Çünkü bazen çocuklar veya komşular duyacak endişesiyle hem travesti hem de erkek ilişki sırasında kendini kısıtlayabiliyor. Bu da hazzın sekteye uğramasına neden oluyor.

Travesti İle Seks Zamana Uydu

0

Şimdiler de genç olmak, farklı şeyleri denemek demek. Ama bu farklı şeyler cinsellik boyutuna yani yatağa taşındığında her şey değişmeye başlıyor. Yedikule Psikiyatri Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Tuğba Kaplanhan bunu şöyle açıklıyor: “Toplumsal olarak değişen birçok durum var. Artık çok tüketiciyiz ve bu durum maalesef ilişkilere de yansıdı. Yapılan en son araştırmalar son bir yıl içerisinde ülkemizde evlenen çiftlerin sayısının arttığını fakat aynı şekilde boşanma sayısının da yükseldiğini gösteriyor. İnsanlar hemen beraber olmaya başlıyor ve evleniyorlar fakat tüketmeye yönelik bir ilişki içinde olduklarından evlilik tüketmenin son noktası oluyor. Bu nedenle de evlilikten hemen sonra boşanma geliyor.”

İlişkilerde roller de zamanla birlikte değişmeye başlıyor. Eskiden çok önemli olan bekaret kavramı artık özellikle büyük şehirlerde anlamını yitirmeye başlarken, erkekler de eskisinden farklı olarak daha tecrübeli ankara travestileri tercih ediyor. Uzman Klinik Psikolog Tuğba Kaplanhan, “Bugünlerde 22-23 yaşlarındaki genç erkekler sevgilisinin bakire olduğunu duyunca onu terk edebiliyor. Çünkü ‘Cinselliği ben mi öğreteceğim, yaşamak istiyorum, başıma bela mı alacağım’ gibi düşünüyorlar” diyor.

Cinsellik marka gibi taşınıyor

İnsanların birbirine güvensizliği, huzurlu ortamdan uzaklaşma beraberinde cinsel yönelimlerin farklılaşmasını getiriyor. Şu an ilk yetişkinlik dönemindekiler evlenme, boşanma sürecini yaşarken, ergenlik dönemindekilere yani 12-18 yaş arasına baktığımızda cinselliği marka gibi taşıdıkları görülüyor. Kaplanhan, “Gençler internetteki sosyal paylaşım sitelerine ‘Bugün 8 kızla öpüştüm’ diye yazıyorlar. Onlar için bu bir marka. Şu an orta yaş dönemini yaşayan kişiler için ergenlik, çantalara yazı yazma, farklı müzikler dinleme, kot pantolonu yırtmaktı. Ama bunlar şimdiki gençleri tatmin etmiyor. Farklı olmak için yeterli gelmiyor. Cinsel yönelimleri marka gibi taşıyorlar ve farklılaşmış olmanın oluşturacağı dikkati üzerlerine çekme güdüsünün tatminini yaşıyorlar” diyor.

 

Body

Bu da cinselliğe yeni giren kavramlardan biri. Bir ilişkide hem duygusal, hem sosyal, hem de cinselliğin birlikte yaşanması gerekiyor. Fakat ‘body’ denilen ilişkilerde duygusal ve sosyal paylaşım yaşanmazken cinsellik tüm boyutlarıyla yaşanabiliyor. Travesti ve erkek sadece cinsel tatmin amaçlı olarak beraber oluyor. Dışarıdan yakın iki arkadaş gibi görünebiliyorlar. Ama ciddi, tutkulu ve tatmin eden cinsellik bağımlı bir şekilde yürüyor. Body olarak tabir edilen bu ilişkilerin en tehlikeli yanı ise cinsel sağlık açısından yaşanıyor. Cinsel hastalıkların bulaşma riski artıyor. Aynı zamanda duygusal anlamda zorluklar yaşanmasına yol açıyor. Bu tür ilişki yaşayan kişinin duygusal yatırım yapacak biriyle karşılaşma ihtimali de azalıyor. Eğer ankara travesti bu tarz bir ilişki istemiyor fakat aşık olduğu adam istiyorsa, ilişkide değersizlik, önemsizlik, ego gücünün zayıflaması, özgüvenin azalması, yalnızlaşma gibi sorunlar yaşamaya başlıyor. Yeni birine yönelemiyor. Karmaşa yaratıyor ve ruh sağlığında ciddi dalgalanmalar oluşuyor. Ruhsal çöküntü olabiliyor. Body tarzı ilişkiler yaşayan kişilerde border line özelliği yani uçlarda yaşama görülüyor. Narsist kişilik özelliği de bu kişilerde görülebiliyor.

Ayrılık da sevdaya dahil

İlişkiler bittikten sonra bir yas sürecinin yaşanması gerekiyor. Uzman Klinik Psikolog Tuğba Kaplanhan,”Ayrılık sürecinde yeterince yas yaşamak gerekiyor. Bir ilişkinin ardından hemen body tarzı bir ilişki yaşamak ya da hemen yeni biriyle birlikte olmak sonraki ilişkinin sağlıklı olmasını engelleyebiliyor. Bir ilişki biterken o kişinin ardından yasını tutmak gerekiyor. Yas uzun olmamalı ama ayrılığı kabullenip, kendi kişisel tercihinizin, isteklerinizin farkına varmanız gerekiyor. Birinden ayrılıp, hemen başkası devreye girerse gerçekten kimi istediğinizin ayrımını yapamayabiliyorsunuz. Dürüstlük, çalışkanlık, zeka, cömertlik, iyilik özellikleri arıyorsanız bu süreci yaşayamazsanız. Bu prensiplerin hangilerini arıyorsunuz, hangi fiziksel özellikler sizi çekiyor bunun ayrımını yapamıyorsunuz. Bu nedenle ayrılıktan sonra yas süreci yaşanmalı” diyor.

Issız adamlar

Jager kadınının karşılığı olarak ‘ıssız adam’ gibi bir kavram oluştu. Erkekler bağlanmaktan ve düzenli ilişkiden korkuyorlar. Bu da onları yalnızlaştırıyor ve çaresizleştiriyor. Uzman Klinik Psikolog Tuğba Kaplanhan, “Bazı erkek hastalar 40 yaşına kadar hiç ilişki yaşamamış ya da tam ilişki yaşayacağı zaman korkmuş ve uzaklaşmış olabiliyor. Bu tip ilişkileri genelde obsesif kişiler yaşıyor. Obsesif kişiler kontrollü olmayı seviyor fakat ciddi bir ilişki yaşamak kontrolsüzlük anlamına geliyor. Bu nedenle evlilik bu erkekleri ürkütüyor. Evlilik kararının sorumluluğunu almak istemiyor ve böyle bir durumda ilişkiden hemen uzaklaşıyor. Travestiler böyle bir erkekle karşılaştığında üstüne gitmemeli ve o erkeği ciddi ilişkiye hazırlamalı. Bireysel alanlarına zarar vermemeli. Dip dibe yaşanan bir ilişki olmamalı. Çünkü böyle bir erkeği çok fazla sıkmamak gerekiyor” diyor. Issız adamların aldatma eğilimli oldukları düşünülse de aslında karşısındaki kadına gerçekten duygusal olarak bir şey hissediyorsa, sosyal olarak da birlikte olmaktan keyif alıyorsa, cinsellikte doyuma ulaşıyorsa bu erkekler dışarı yönelmiyor. Sadece bazen yine korktukları için ilişki ciddiye doğru gidiyorsa kendilerini denemek adına başka kadınlarla birlikte olmayı deneyebiliyorlar.

Ankara Travestileri İle Oyun Zamanı!

0

Ön sevişme olmadan yaşanan birleşmenin bir parçası eksik kalıyor. Birbirlerine yeterince odaklanan çiftler için ise ön sevişme üzerinde düşünülmeden doğal olarak yaşanıyor.

Cinselliği çoğunlukla “birleşme”ye indirgemek hatasına düşülse de aslında her iki taraf için de istek-uyarılma-birleşme aşamaları art arda geldiği zaman tam bir cinsel ilişkiden söz etmek mümkün oluyor. İkinci aşama olan “uyarılma” ise ön sevişme denilen süreçte gerçekleşiyor. Belli sürelerle sınırlandırılmaya çalışılan, kadınların istediği erkeklerin gereksiz gördüğü bir süreçmiş gibi tanımlanan ön sevişmenin ne olup ne olmadığını Hedef Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi’nden Uzman Psikolog Şencan Taşkale’ye sorduk.

Ön sevişmeyi nasıl tanımlayabiliriz?

Ön sevişme “esas mesele”nin öncülü olarak düşünüldüğünde, ne olduğunu anlamaktan uzaklaşıyoruz. Esasen yapılacak bir şey var ve ön sevişme de onun öncesinde yapılması sağlıklı ve gerekli olan, aslında erkeğin çok istemediği ama kadının çok istediği bir şeymiş gibi tanımlanıyor. Aslında sevişme; birleşme ve diğer cinsel davranışların bir bütünüdür. Bu yüzden birleşmeye odaklı, cinselliğin diğer bileşenlerini atlayan bir cinsellik, eksik olacaktır. Bir yandan olması gerektiği için yapılan bir aktivite olarak algılamak da kısıtlayıcı. Bunu şöyle düşünebiliriz; hiç kimse oynaması gerektiği için oyun oynamaz, oynamak istediği için oynar. Ön sevişme de yetişkinlerin oynadığı bir oyun gibidir. O yüzden sevişilmesi gerektiği için sevişilmez. Zaten çiftler birbirlerine yeterince odaklandıklarında birbirleri için uygun davranışı ve tarzı yakalayacaktır.

Çiftlerin gün içinde cinselliği çağrıştıran konuşmalar yapmaları, mesajlaşmaları ön sevişme tanımına girebilir mi?

Ön sevişmenin hakkını vermeye çalışırken kavramsal olarak abartmak söz konusu olabiliyor. Cinselliğe erotik açıdan hazır olma ile ön sevişme kavramları birbirine karışıyor. Kişinin travesti ya da erkek olarak cinselliği nasıl yaşadığı ve ne hissettiği ile cinselliğe hazır olması durumu birbiri ile çok örtüşen kavramlar. Çift birbirlerini seks partneri olarak görüyorsa bu zaten beden dillerine, konuşmalarına, telefon mesajlarına yansıyacaktır. Bir taraf, “Bu akşam kaçta geliyorsun?” yerine çok daha sıcak bir mesajı uğraşarak değil, spontan bir şekilde attığında zaten karşı tarafa “Senin için varım, buradayım, hazırım” mesajını vermiş olur. Ama ön sevişme bir aktivitedir. Zamanlama olarak bir kısıtlaması olmamakla birlikte, ortalama 15-20 dakika sevişme sağlıklı bir cinsellik için gereklidir. Öte yandan çift sadece sevişip birleşmeyebilir. O zaman neyin önü olacak? Ön sevişme kelimesinin içinde cinselliği birleşmeye indirgeyen bir önyargı var. Bu şekilde bakıldığında hiç sınırlamaya bile gerek yok. Ama evet birleşmeye geçilmeden önce yaşanması gereklidir. Bazı durumlar göz ardı edilebilmekle birlikte ön sevişme olmadan birleşme çok sağlıklı bir birleşme olmayacaktır, bir parçası eksik kalacaktır.

Dünyada bazı uzmanların monotonlaşan cinsel yaşam için çiftlerin haftanın belli günleri için randevulaşmalarını önerdiklerini okuyoruz. Böyle bir uygulama gün boyu yaşanan bir heyecan, etkili bir ön sevişme sağlar mı?

Her ilişki birbirinden çok farklı ve bu nedenle reçete çözümler her zaman uygun olmayabiliyor. Hatta zorla yapılırsa böyle reçeteler insanları birbirlerinden uzaklaştırabilir de. Cinsel ilişki sıklığını sadece zamanlama ve süre gibi etkenler değil, travesti ve erkeğin duygu durumu, cinsel kimlik bütünlüğü ve aralarındaki duygusal ilişkinin rengi de büyük oranda belirler. Her şey tamam ama bir tek zamanlama ile ilgili sıkıntı yaşıyorlarsa randevulaşsınlar ama başka sorunlar varsa haberleşmek ve randevulaşmak çözüm olmaz, gerginlik bile yaratabilir. Şöyle örnek vereyim; cinsel terapide çiftlere birtakım egzersizler veririz. Bunlar kurallı ve nasıl yapılması gerektiği çok belli egzersizlerdir. Eğer çiftler arasında duygusal dinamikte bir sıkıntı varsa bu egzersizler yüzünden tatışmaya başlayıp cinsel terapiyi bırakırlar.

Ön sevişme sadece bedenlerin birbirine teması ile mi olur?

Elbette hayır, çeşitli fanteziler ve sözellik de sevişmenin bir parçası olabilir.

Kadınların ön sevişmeye daha çok ihtiyaç duyduğu doğru mu?

Hayır, ön sevişme sadece kadının ihtiyacı değildir. Ancak ankara travestileri ve erkeğin uyarılma biçimleri birbirinden farklı olduğu için özellikle genç erkekler tarafından daha kolay görmezden gelinebiliyor. Erkek görsel açıdan uyarılabilen bir varlık iken kadın için görsellik bu kadar kuvvetli bir materyal değil. Kadın için sevişme esnasındaki dokunma ve ilişki çok daha uyarıcı oluyor. Cinsel birlikteliğin yaşanması için her iki tarafın da uyarılmış olması gerekiyor. Bu uyarılmanın kadın açısından birleşmeye hazır olmak için ıslanma şeklinde olduğunu biliyoruz. Erkeğin ise ereksiyonu gerekiyor. Erkeğin uyarılması görsel açıdan da farklı yollarla karşılanırken kadının uyarılması az kalırsa cinsel birleşme keyif veren bir boyutta olmuyor. Bu yüzen kadın için daha elzem diyebiliriz. Ama aslına bakarsanız uzun süre bunu problem etmeyen erkekler belli yaştan sonra uyarılmak için sadece görsel materyal ile yetinemiyor ve birleşmenin öncesindeki parçanın önemini anlamaya daha hazır oluyor. İnsan ihtiyacını gidermek amacı ile her konuda çabuk davranıp keyifli ayrıntıları atlayabilen bir varlık, bu sadece cinsellik için geçerli değil.

Travestiler ön sevişmeyi talep etmekte zorlanıyor mu?

Elbette… Erkekler de öyle… İnsanlar cinsellikte keyif boyutuna gelen şeyleri istemekte karşılıklı zorlanıyor. Çünkü zaten karı-koca oldukları için yapılması gereken bir birleşme faaliyeti var. Bir de “Bunu istiyorum, şunu istiyorum” diyemiyorlar. Öğrenilmiş bir utanma duygusu var ve bu kadınlarda daha fazla. Ancak burada illa sözel ifadeye gerek yok, beden diliyle de birbirinizi yönlendirebilirsiniz. Utanmış olmakla, geçmişten gelen öğretilerle başa çıkmak, cinsel mitleri değiştirmek, bunun üzerine düşünmek de gerekiyor.

Bazen desteğe de ihtiyaç duyulabilir. Ne zaman?

Cinselliğin fazları var; istek fazı, uyarılma fazı, doyum fazı… Bunların her birinde bir sorun olduğunda destek alınabilir. Ancak kişiler genelde işlev bozukluğu meydana geldiğinde bize başvuruyor, özellikle de birleşme yoksa. Ama cinselliğin uyarılma ya da keyif boyutu ile ilgili sıkıntı varsa çok başvuru gelmeyebiliyor. Biyolojik ve evrimsel olarak gerekli olan kısım yani bebek konusu hallolduğu için geri kalanı çok lüks geliyor kişilere. Olmasa da olur denilip göz ardı edilebiliyor.

Ön sevişmenin travesti cinselliğine nasıl katkıları oluyor?

Cinselliği bir bütün olarak düşünmeliyiz, bu yüzden katkıları ne diye düşünmektense, eksikliğinde neler oluru konuşmak daha yerinde olabilir. Uyarılma evresi; parasempatik sistem tarafından yönetilen ve erotik duygular eşliğinde kadında vajinal salgının arttığı “ıslanma” dönemidir. Vajina duvarlarından ve vajina girişindeki Bartholin bezlerinden salgılanan sıvılarla birlikte nabız ve solunum hızlanabilir. Erkekte ise uyarılma evresi ereksiyonu (sertleşme) şeklinde gerçekleşir. Bahsettiğim gibi ankara travesti görsel olmaktan çok dokunsal olarak uyarılabilir. Sevişme sırasında ön sevişme atlanıp hızlıca birleşmeye gidildiğinde uyarım fazı atlanmış olacağı için daha önce bahsettiğimiz bedensel değişiklikler gerçekleşmeyecek ve birleşme kadın için doyum verici olmayacaktır.