Travestiler İle İyi Giden İlişkinizi Bozan Davranışlar

0

Çoğu zaman belki de farkında bile olmadan yaptığınız bazı davranışlar, ilişkinizi zehirleyebilir. Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, ilişkinizi zehirleyen ve kaçınmanız gereken yedi davranışı anlattı.

– Eski kavga ve kırgınlıklarınızı gündeme getirmeyin

İkinizin de kızgın olduğu bir anda, partnerinizin üç ay önce söylediği bir sözü şimdi gündeme getirmek, halihazırda yaşadığınız problemi çözmeye yardımcı olacak mı? Olmayacak. Partnerinizin geçmişte sizi kızdıran bir dizi davranışını not edip, bunları sonradan ona karşı sürekli bir mermi gibi kullanmak sağlıksız bir davranış olmakla birlikte aynı zamanda ilişkinizi zehirleyecek nitelikte. Eski kavgalarınızı ısıtıp tekrar tekrar gündeme getirmeyin. Unutun gitsin.

– Tehdit etmeyin ya da ültimatom vermeyin

Kişinin partnerine karşı duygusal terörizm uygulaması asla tasvip edilecek bir davranış değildir. Partnerinizi ayrılmak, boşanmak, tüm eşyalarını camdan aşağı atmak, intihar etmek, adam öldürmek, ortak arkadaşlarınıza sizin ne kadar kötü biri olduğunuzu anlatmak ya da bunlara benzeyen tehditlerle esir almayın. Bunu gerçekten yapmayın. Eğer bu tehditler size yapılıyorsa da tahammül göstermeyin ve ilişkinizi bitirin.

– Kıskançlık yapmayın

Partnerinizin beraber olduğu kişi sizsiniz, değil mi? Partneriniz ne zaman bir akşamı arkadaşlarıyla dışarıda geçirmek istese ya da iş arkadaşlarından biriyle öğle yemeğine çıksa, kıskançlık yaparsanız, başka birinin olma ihtimali ortaya çıktığında sizinle sağlıklı bir iletişim kurma yolunu ona kapatmış olursunuz. Gerçekten sakin olun. Güvensizlik duygularınızı kontrol altında tutun. Sevgilinizi kıskanıyorsanız, sevgilinize onu kıskandığınızı söyleyin ve bunun nedenlerini açıklamayı deneyin. Bir ilişkide ankara travestileri ile sağlıklı iletişim kurmanın çok büyük öneme sahip olduğunu siz de göreceksiniz.

– Kavgalarınızı savaşa çevirmeyin

Bir tartışma anında sevgilinizin kişiliğine saldırı içeren cümleler sarf etmeyin. Bu tür sözler aranızdaki yakınlığa ve sevgiye büyük zarar verecektir. Birbirinizin zayıf yönlerini ve birbirinize ait sırları biliyorsunuz. Kızgınlığa kapılıp, kavga anında normalde söylemeyeceğiniz şeyleri söylemek çok kolaydır fakat bu asla kabul edilemez. Tartışma konusu neyse onu anlamaya çalışın, birbirinizi dinleyin ve problemi beraberce çözmeye çalışın. Birbirinizin hassas olduğu konuları biliyorsunuz. Bunu bildiğiniz için sevgilinize ne söylerseniz onu incitirsiniz, bunun çok iyi farkındasınız ve bunu yapacak gücünüz de var ama asla bu gücü ona karşı kullanmaya kalkmayın. Yaparsanız, ilişkinizde artık tamiri mümkün olmayan bir güven kaybına sebep olmuş olursunuz.

– Sevgilinizin hayatta ihtiyaç duyduğunuz tek şey olduğu düşüncesinden vazgeçin

Birini hayatta ihtiyacınız olan her şey gibi görmek, ona böyle bir önem atfetmek çok güzel, çok romantik, çok şiirsel ama gerçekte durum böyle olsaydı, sonuç felaket olabilirdi. Çünkü tüm mutluluğunuzu hayattaki en kırılgan ve değişken bir varlığa bağlamış olacaktınız; yani başka bir insana. Çiftlerin birbirlerinde boğulmamaya dikkat etmeleri gerekir. Tüm mutluluğunuzun kaynağı olarak bir kişiyi görmek gerçekçi ve adil olmamakla birlikte aynı zamanda tehlikeli de. Başka bir kimsenin omuzlarına bundan daha büyük bir yük yükleyemezsiniz.

Partnerinizin de sizin de ilişkiniz dışında başka ilgi alanları ve ayrı hayatları olsun. Aynı şeyleri sevmek zorunda değilsiniz. Neden öyle olsun ki? Birinin bir şeyi sevmesini aynı şeyi sevmeden de takdir edebilirsiniz. Ortak ilgi alanlarınız ve isteklerinizin olması ilişkiniz için önemli olsa da, her şeyi beraber yapmak zorunda değilsiniz. Siz kimseniz o olmaya devam edin, zaten partnerinizin aşık olduğu haliniz de o halinizdir.

– Kirli çamaşırlarınızı sosyal medyada servis etmeyin

Twitter’da gerçekten biraz safça biraz da saldırganca yapılan aşkın acı çekmek olduğu ya da hayatın hiç adil olmadığı gibi konularla ilgili statü yenilemelerine ya da bazı imalı mesajlara hiç gerek yok. Mesajlarınızın muhatabı olan kişi dahil herkes sizin kimden bahsettiğinizi anlıyor. Sizi üzen bir konu varsa, bunu direk sizi üzen kişiye söyleyin. O nedenle, sosyal medyaya kirli çamaşırlarınızı servis etmekten vazgeçin. Bunun yerine enerjinizi sevdiğiniz insana olan sevginizi göstermek için harcayın.

– Kurcalamayı bırakın

Partnerinizle ilgili bir şeyleri onun haberi olmadan karıştırmaktan vazgeçin. Bir ilişkiye en çok zarar veren şey güvensizliktir.

Kız/erkek arkadaşınızın e-mailini gizlice okumayın, cep telefonunu karıştırmayın, internetteki arama geçmişine bakmayın.

Sevgilinizin Instagram’da hangi fotoğrafları beğendiğini araştırmaktan vazgeçin.

Sevgiliniz Whatsapp’ta online mi Facebook’ta kime yorum yazmış, kim ona yorum yazmış takibinden vazgeçin. Ayrıca, bir travesti partnerin çantasının asla karıştırılmaması gerektiğini de aklınızdan çıkarmayın. Bir şey size ait değilse, uymanız gereken basit bir kural var: Ona dokunmayın. Güvensizlik güvensizliği doğurur.

Şayet romantik ilişki yaşadığınız biri varsa, beraber olduğunuz bu kişiye güvenin. Sevgilinizin sizinle gönül eğlendirdiğini düşünüyorsanız ya da ona güvenmiyorsanız, yapmanız gereken şey bu ilişkiyi devam ettirmek için sizi motive eden şeyleri ve güven konusunu gözden geçirmek. Eski sevgililerinizin yaptıkları yanlışlar üzerinden, yeni sevgilinizi yargılamayın ve onu cezalandırmayın. Partnerinizin arkasından işler çevirmeyin. Bu, sağlıklı bir ilişkide olmaması gereken ve sadece partnerinizin size duyduğu güveni zedelemeye yarayacak bir davranış.

Ankara Travestileri İle Aşk Manifestosu

0

Bir adamı sever bir gün travesti. Ait olmadığı bir zaman diliminde, ait olamayacağı bir yerden gülüşüne bağlanıp gelen bir adamdır bu. Korka korka karşılık vermek ister bu adamın aşkına; peşinden sürüklediği, içinden taşan onca acıyla. Çok sonra öğrenir ki, bu adam da yaralıdır en derininden ve belki de acılarıdır işte onları böyle birleştiren…

‘Aşk bu mu?’ diye sorar o gece kendine travesti, adamın birkaç gece öncesinden yankılanan sesiyle…

Olamaz mı olabilir?
Beşiktaş-Kadıköy vapurunda buldu kendini. Bir başka adamla sesli ve bilindik kahkahalar atıyordu. Bu arada tok sesli adam bir başka travestiyle hemen arka koltukta, tam da travestinin arkasında bir zaman sonra onun travestiyi olacağından habersiz sırt çevirmiş, karşısında ona gülen bir başka travestiye bir şeyler anlatıyordu. Sonra kalktılar birden ve vapurun diğer ucuna yürüyüp birer çay alıp döndüler ayrı hayatlarına…

Birden mekan değişti sonra bir başka zamanda aynı otobüsteler, hatta aynı durakta inip yan yana ve birbirlerinden habersiz yolun karşısına geçtiler. Hatta ve hatta bir başka zamanda travesti  bir simit aldı Eminönü’nden. Kağıt para uzattı simitçiye, para üstünü alıp meydanda bir yer buldu kedine ve etrafta dolaşan insanları izleyerek afiyetle yedi. Birkaç müşteri sonra adam geldi ve o kadının parası adamın cebine girdi…

Aşk bu mu?
Bir travestinin dökülmeye doyamayacağı sakin bir nehir midir sahiden aşk?

Travestinin aklından geçirip yüreğine bir türlü sığdıramadığı sorular bölecek belli ki bundan sonra uykularını. Belli ki aşk, önce saracak bütün ruhunu ve en can alıcı sahnesinde bir iç geçirmeyle yakacak bedenini. Adam o güzel gözleri nereye bakarsa baksın, travesti orada olacağını bilmenin mutluluğunu yaşayacak mı, tek hayat kaygısı olacak artık bu.

Adamın o tok sesinden kopup gelen hikayelerin sarhoşluğunda artık gözlerini her kapadığında bir başka dünyada yeniden ilk kez tanışacaklar.

Tanışma manifestosu
Şimdi gözlerini kapadı işte travesti ve yer Fındıklı sahili. Her zamanki gibi en sevdiği köşesine kurulmuş ve kendine kahramanlardan birinin rolünü verip gömülmüşken elindeki kitaba, o tok sesin sahibi gölge ediyor bir anda tepedeki güneşe.

Evet bu bir tanışma manifestosu. Aşkın henüz başladığını söyleyemediğimiz ama varlığını da inkar edemediğimiz, gözlerin buluştuğu o ilk gülüş. Ne konuşulur hatırlanmaz bile ya hani… Sadece rüzgar eser bir an, güneş perdelenir ve o sıcacık gülümseme bütün ruhunu sarar insanın…

Ankara travestileri bir anda yanağından süzülen damlanın dudağında bıraktığı tuzla araladı gözlerini. Çoktandır böyle tatlı bir tanışmayı, böyle yakışıklı bir adamla, böylesine ruhani yaşamadığını düşündü ve içinde oluşan o koca boşluk damağında bir kuruluk bırakaraktığında önce daraldı; sonra travesti mutfağa doğru, duyduğu heyecandan habersiz ağır adımlarla ilerledi. Kuruluğun bıraktığı kalan boşluğu bir bardak suyla doldurup yatağına döndü. Biraz önce sahilde güneşini gölgeleyen adamın yüzündeki çizgileri izlerken yüreğinin nasıl da aydınlandığını hissetti ve ellerini adamın o güzel şekillendirilmiş yüzünde gezdirirken gözlerini tekrar kapadı…

Koku aşktır
Tüm bunları kurarken travesti bir an ürpererek kendine geldi. Bu adamı aslında çok uzun zamandır tanıdığı hissine artık bir neden bulmuştu. Belli ki onda duyduğu bu koku İstanbul’un bütün sokaklarında çok önceden doldurmuştu burnunu. İşte bu yüzden kokusu bu kadar tanıdık ve huzur doluydu.

Koku kokuyu açtı hafızasında bütün gece. Ona nasıl da bir ömür aşık olabileceğine inandığını düşündü ve kendine şaşırdı.

Aşk, aslında buydu galiba. İnsan yaptıklarına ve hissettiklerine şaşırmaya başladığında caddeler boyu, işte o zaman aşık olmuş olmuyor muydu?

Dünyanın en büyük felaketi yanlış bir insanın aşkıydı elbet. Ama belli ki bu adam yanlış zamanda çıkagelen o doğru kişiydi. Travesti yanına uzandı adamın ve sımsıkı tuttu elini, o derin uykusundayken. Öptü dudaklarından masumca ve karşılık bulduğunda içi bir kere daha ısındı. Artık tekrar rüyalara dalabilirdi…

Bir travesti , bir adam, bir hayat, bin umut. İşte bütün bunlar birleştiğinde aşk oluveriyor belki adı ve hepimiz kalbimiz elimizde dolaşıyoruz tüm sokakları. Velhasıl bir güzel rüya görüveriyoruz işte ayaküstü…

Ankara Travestileri İçin Güneşin Etkilerinden Korunma yolları

0

İstanbul’da bir AVM’nin düzenlediği sağlık söyleşilerinin bu ayki konuğu Acıbadem Ankara Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Bahar Öznur oldu. Sağlıklı bir cilt için yapılması gerekenler hakkında bilgi veren Dr. Öznur, cilt ile ilgili pek çok merak edilen soruyu da yanıtladı.

Güneş etkileri yaşlanmaya sebep
Cilt sağlığı için güneş etkilerinden korunmanın gerekliliğini anlatan Dr. Öznur, güneş etkilerinin başlıca leke ve yaşlanma sebebi olduğunu söyleyerek “Güneş, benlerimizde kanserleşme yapan yegane DNA hasarını oluşturan bir radyasyon. 10- 15 dakika güneşlenmek yeterli. D vitamini açısından da bu durum böyle. Bunun üzerinde daha yoğun güneş yanıkları gölge ve rüzgâr bile cilt leke yapıyor. Yoğun güneş kremi kullanımı biz dermatologlar tarafından önereceğimiz durum” açıklamasında bulundu.

PRP ile saçlarda parlaklık sağlanabilir
PRP tedavi yönteminin cilt yenileme, kırışıklık, yara ve sivilce izleri tedavisinde kullanıldığını anlatan Dr. Öznur ” PRP tedavi yönteminde önce hastadan alınan kan santrifüjden geçirilir. Santrifüj işlemi ile kırmızı kandan ayrıştırılan plazmalar mezoterapi yöntemi ile hastanın cildine veya saçlı derisine uygulanır. Bu işlem ile cilde uygulanan plazmalar, kök hücrelerinin göçünü ve çoğalmasını tetikleyen büyüme faktörünü salgılar. PRP ile saç dökülmesini durdurmak, saçın kalitesini arttırmak ve yeni travesti saç çıkışını mümkün hale getirmek hedeflenmektedir. Saç mezoterapisi ile birlikte uygulandığında çok daha fazla etkilidir. Her yaşta ve her çeşit dökülmede uygulanabilir. PRP yöntemi 4-6 haftalık aralıklarla 2-6 seans arasında uygulanmaktadır” diye konuştu.

“İşlemden sonra hastada, yapılan operasyona dair herhangi bir acı ve iz oluşmamaktadır” diyen Dr. Öznur sözlerine şöyle devam etti: “Hazırlanan plazmanın hastaya enjekte edilmesinden sonra kişi normal hayatına devam edebilmektedir. Üç ay boyunca ayda bir kez tekrarlanan bu işlemin sonuçlarının uzun süreli olabilmesi için, yılda bir defa olmak üzere işlemin tekrar edilmesi tavsiye edilmektedir. PRP’yi cildin esnekliğinin sağlanması ve ışıltısının sağlanması gibi konularda uygulayabiliyoruz. Bazı hastalarımız evlerinde kendi ürettikleri kremleri de uyguluyorlar”

Organik kalıcı makyaj ile tatilinizin tadını çıkarın

Kadınların, denizin ve havuzun keyfini çıkarırken makyajlarını düşünmek zorunda kalmayacağı, sıcaktan makyajlarının akmayacağı bir yaz için organik kalıcı makyaj uygulamaları büyük konfor sunuyor.

Organik kalıcı makyaj ile tatilinizin tadını çıkarın
Canlı ve bakımlı görünmek isteyen kadınların en pratik kurtarıcısı olan makyaj uygulaması, zamansızlık ve işe yetişme telaşı içerisinde çoğu zaman yorucu hale gelebiliyor. Günümüzde bitki kökünden elde edilen boyalarla cilt altına yapılan kalıcı makyaj işlemleri uzun süreli çözüm olarak karşımıza çıkıyor. Sıcakların da artmaya başlaması ile birlikte, gün içinde makyajı tazelemek, deniz ve havuza girildiğinde makyajın akmasının önüne geçmek için kaşlara, gözlere, tırnaklara ve dudağa yapılan organik kalıcı makyaj kadınlara konfor sunuyor.

Kalıcı Makyaj ve Güzellik Uygulamaları Uzmanı Emsal Doğan, böylelikle kadınların, tatilin keyfini çıkarırken makyajlarını düşünmek zorunda kalmayacaklarını belirtti.

Kadınlar tatilde makyaj derdine düşmek istemiyor
Emsal Doğan, “Yaz aylarında ankara travestileri en büyük sorunu hem sıcaktan yok olup giden makyaj, hem de denize ve havuza girildiğinde bakımsız görünen bir yüz. Kadınlar artık denizden, havuzdan çıktığında makyaj derdine düşmek istemiyor. Bu nedenle biz de yaz aylarında kadınlara pratik güzellik sunan, kalıcı makyaj uygulamalarını öneriyoruz. Organik ve mineral boyalarla; kirpik dibi eyeliner, mikroblading (3 boyutlu kıl tekniği ile kaş), dudak renklendirme uygulaması yapılırken, ipek kirpik uygulaması ile de suda çıkmayan rimel arama derdine son veriliyor. Kalıcı oje- protez tırnak uygulaması ile ise yaz boyunca elleriniz ve ayaklarınızda oje yenileme derdini geride bırakabiliyorsunuz” açıklamasında bulundu.

Travestiler İçin Kaliteli Fotoğraf Çektirme Yolları

0

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Eğer ‘Dişlerim çok sarı, biraz daha açık renk olsun’ diyorsanız dişlerinizi beyazlatmak için şimdi tam zamanı. Dişlere zarar vermeyen materyallerle yapılan beyazlatma işleminden sonra, güneşle birlikte bronzlaşan teninizde dişleriniz çok daha açık renk görünecek ve çok daha estetik duracak” diyor.

Diş Hekimi Kökdemir, “Son yıllarda gelişen teknolojiler sayesinde her ne kadar çeşit çeşit filtreler olsa da selfie merakı sayesinde çene ve diş sağlığına daha fazla önem verilmeye başlandı. Hem sağlığınız hem de fotoğraflarda dilediğiniz şekilde gülümseyebilmeniz için diş hekiminize gitmeniz ve çok ufak dokunuşlarla gülüşünüzü güzel hale getirebilmeniz mümkün” ifadelerini kullandı.

Selfie eski dolgu ve çürüklerin fark edilmesini sağlar
Diş Hekimi Kökdemir, selfie meraklılarının en çok tercih ettikleri diş estetiği yöntemleri hakkında bilgi verdi:

“Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte cep telefonu kameralarının oldukça gelişmesi, fotoğraf kalitelerinin artması özçekim dediğimiz selfie fotoğraf çekimlerinde dişlerinizdeki en ufak hataların bile görünmesi ve bu hatayı saklayabilmek için kendi fotoğrafımızı onlarca defa çekmemizi gerektirebiliyor. Uzun yıllar önce ankara travestileri tarafından yaptırılmış porselen dişler, eski dolgular, diş taşları ve ön dişlerdeki ufak çürükler bile selfie çekimlerinde çok net bir şekilde görünebilmekte ve fotoğraflarda bu hataların gizlenmesi bazen mümkün olamamakta; bu da dişlerinizi gizlediğiniz fotoğraflarla sonuçlanabilir. Oysa hem sağlığınız, hem de tek bir fotoğrafta güzel bir gülüş gösterebilmeniz için bir diş hekimine gitmeniz ve çok ufak dokunuşlarla gülüşünüzü güzel hale getirebilmeniz mümkün.”

Dişlerinizin nasıl olacağını ekrandan görmek mümkün
Diş Hekimi Kökdemir yapılabilecekleri örneklerle anlatıyor; “Örneğin dişlerin uçlarındaki ufak kırıkların düzeltilmesi eskiden çok sağlam olmayan beyaz dolgular ile yapılmaktaydı. Son nesil kırık tamir ajanları ise en ufak kırıkların tamirini bile dişte hiç aşındırma yapmadan mümkün kılmaktadır. Ayrıca dişlerdeki çapraşıklıklar, bonding denen sistemle dişleri hiç aşındırmadan veya çok az miktarda aşındırma yaparak tamamen düzeltilebilir. Yine eskiden dişlerinizdeki çapraşıklıkları düzeltebilmek için birkaç yıl boyunca dişlere yapıştırılan metal tellerin yerini artık günümüzde şeffaf plaklar almış durumda. Şeffaf plaklar sayesinde günlük ve sosyal yaşantınız hiç etkilenmeden dişlerinizdeki çapraşıklıklar hızlı bir şekilde düzeltilebiliyor. Ayrıca bu şeffaf plaklar ile tedavi yöntemi sayesinde dişlerinizin bitmiş halinin nasıl olacağını da bilgisayar programı üzerinden ekranda görmeniz mümkün. Diş eksikliklerinde ise önceden uygulanan metal alt yapılı porselenler yerine günümüzde metalsiz zirkonyum porselenler kullanılıyor. Diş ile ışık geçirgenliği hemen hemen aynı olan bu porselenler sayesinde özellikle flaşlı fotoğraf çekimlerinde kendi dişleriniz porselenler ile aynı renk tonunda görünüyor. Böylece flaşlı çekimlerden sonra fotoğrafınıza baktığınızda hangi dişleriniz porselen hangi dişleriniz gerçek dişiniz olduğu ayırt edilemiyor”

Güneşten doğru şekilde faydalanarak bronzlaşın

Pürüzsüz bir bronz ten hepimizin hayali evet ama sonuç hep hüsran değil mi? Sizde güneş ışınlarından doğru şekilde faydalanıp sağlıklı bir cilde kavuşabilirsiniz.

Yağmurlar, rüzgarlar derken yaz geldi çattı!

Deniz, kum ve güneş üçlüsünü ne kadar özlesek de, güneş içerisindeki UV ışınları cildimize zarar verebilir.

Dr. Orçun Orhun, sağlıklı bir cilt için güneş ışınlarından nasıl yararlanmamız gerektiğini açıkladı.

Güneşten doğru şekilde faydalanın

– Güneşe çıktığımız saatler çok önemli, özellikle saat 10.00 ile 16.00 arasında güneş ışınlarının dünyaya en dik geldiği saatler olduğu için bu saatler arasında güneşe çıkmamaya özen gösterin.

– Güneş koruyucu kremleri güneşe çıkmadan yarım saat önce cildinize sürün.

– Yüzünüzün dışında kollarınız, omuzlarınız ve ensenizi de güneş kremi sürerken ihmal etmeyin.

– Dışarı çıkarken özellikle güneşin travesti vücuduna temas ettiği vakitler kesinlikle ten renginize uygun güneş koruyucu krem kullanın.

– Koyu renkli giysiler tercih etmeyin, gölgede oturmuyorsanız şemsiye ve şapka kullanmaya özen gösterin.

– Ter, deniz ve havuza girmek, güneş kremlerinin akmasına neden olur. Bu nedenle bu gibi durumlarda koruyucunuzu tekrar uygulamayı ihmal etmeyin.

– Çocuklara yüksek faktörlü güneş kremleri uygulayın, özellikle 3 yaş altı bebekleri kesinlikle güneş koruyucu kremi olmadan güneşle temas ettirmeyin.

– Tüm bunların yanında en önemlisi bol bol su içerek vücudunuzun su kaybını önleyin.

Travesti Partnerlerin Sivilce Hataları

0

Halk arasında doğru bilinen yanlışlar ile hareket etmek, eş dost tavsiyesi ile ilaç kullanmak ve sivilceleri sıkıp üzerini makyajla kapatmaya çalışmak sorunlu ciltlerin tedavisini güçleştiriyor. Memorial Etiler Tıp Merkezi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Zerrin Baysal, akne konusunda sık yapılan hataları sıraladı. Akne 12-30 yaşları arasında sık rastlanan bir durumdur.

1. “Akne ile sivilce aynı anlama gelmez”

Bazen hastalar durumunun akne değil sivilce olduğunu vurgular ki bu algı yanlıştır. Aknenin tipleri olduğundan bahsedilebilir. “Vulger” adı verilen basit akneden “nodulokistik” dediğimiz şiddetli akneye kadar değişik görünümler sergilerler.

2. “Sivilceyi sıkarsam yara olur ve iyileşir”

Her çıkan sivilcenin sıkılması tedaviye katkıda bulunmak bir yana, telafisi olmayan izlerin ortaya çıkmasına ve aknenin yaygınlaşmasına neden olur.

3. “Ergenlik dönemi geçince sivilceler de geçer”

Sivilceler konusunda ergenlik nedeni ile oluştuklarını düşünüp tedavi yoluna gitmemek son derece yanlıştır. Aknenin tedavisini geciktirmek, kendiliğinden düzelmesini beklemek, yapılacak en büyük ihmaldir. Üzerinden yılların geçmesini beklerken akne yerini kalıcı izlere bırakır.

4. “Yoğurt, diş macunu ve sabun köpüğü sivilceleri kurutan doğal ilaçlardır”

Son yıllarda daha az rastladığımız ama daha önceleri sıkça gördüğümüz yoğurt, diş macunu, sabun köpüğü sürerek saatlerce beklemek tedavi yöntemi değildir. Bu tür uygulamalar, deride enfeksiyonların artmasına, kalıcı kızarıklıklara ya da lekelenmelere neden olabilir. Ankara travestileri derilerinde alerjik reaksiyonlar görülebilir.

5. “Kapatıcı kullanmak hem güzel bir görünüm sağlar hem de sivilceyi kurutur”

Fondöten ya da pudra kullanımı sivilceyi sadece kapatır. Ancak güzel görünmek için yaptığınız bu uygulama yeni sivilce oluşmasına neden olur. Özellikle siyah nokta veya beyaz nokta tarzındaki komedojenik sivilcelerin ortaya çıkması kaçınılmaz olabilir.

6. “Sivilce için uygulanan tedaviler ciltte başka hasarlara neden olur”

Akne, farklı şekillerde tedavisi mükemmel sonuçlara varan bir hastalıktır. Tedavi sürecinde kızarıklık, kaşıntı, pullanma ve kurumanın yaşanması tedavinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Bazı hassas travesti ciltlerindeki aşırı tepki doktora tekrar başvurulduğunda alınacak önlemlerle düzelir. Bu sonuçlar hekimin ya da ilaçların yanlış olduğu anlamına gelmemelidir.

7. “Şiddetli vakalarda ağızdan kullanılan ilaçlar hastaya zarar verir”

Nodulakistik ya da daha şiddetli akne tiplerinde ağızdan verilen doğum kontrol veya retinoik asit tedavileri hastanın hayatını riske atmak demek değildir. Uygun vakada gerekli takipler yapılmak kaydıyla kullanılacak bu tedaviler, hastaya zarar yerine yarar getirir. Unutulmaması gereken faktör, her ilacın kendine göre yan etkileri olduğudur.

8. “Retinoik asit tedavisi sonrasında hamile kalamam”

A vitamini derivesi olan retinoik asit tedavisi bir kısım akneli hastalarda hayat kurtarıcıdır. Sık olarak bahsi geçen bu tedavi sonrasında hamile kalınamayacağı endişesi tamamen yersizdir. İlacın kesilmesinden 2 ay sonrasında hamile kalmak isteyenler için risk yoktur fakat doktorunuzun da belirteceği üzere tedavi sürecinde hamilelik yasaktır.

9. “Tek reçete tedavi için yeterlidir”

Sivilce problemi yaşayan ve çoğunluğunu sabırsız gençlerin oluşturduğu bazı hastalar mevcut şikayetlerinin bir iki gün içinde geçmesini beklerler. Ne yazık ki; akne kronik bir durumdur ve tedavisi uzun soluklu, takip gerektiren, hastalığın farklı dönemlerinde farklı ilaç kullanımına ihtiyaç duyulan bir hastalıktır.

10. “Arkadaşıma iyi gelen sivilce ilacı benim cildimi de düzeltebilir”

Akne bir dermatolog için her yönüyle çok iyi bilinen bir hastalıktır. Aknenin çeşidi, nedenleri, tedavileri basitçe planlanabilir. Güzellik salonlarında yapılan yanlış uygulamalar, komşulardan alınan öneriler, eczacıya danışılarak kullanılan tedaviler bazen isabetli olabilir; ama çoğunlukla derin ve tedavisi güç izler bırakmaya ya da sivilcenin artmasına neden olur.

Travesti Kırışıklıklarını Azaltma Yolları

0

Daha genç görünmek ve kırışıklıkları azaltmak için bunları deneyin.

Kahve yerine kakao
Journal of Nutrition’nın 2006 sayısında yayınlanan bir çalışmada, araştırmacılar kakaonun ankara travesti cildini güneş hasarından koruyan, cilt hücrelerine dolaşımı iyileştiren, hidrasyonu etkileyen ve cildin daha yumuşak görünmesini ve hissedilmesini sağlayan yüksek düzeylerde iki diyetsel flavonol (epikateşin ve kateşin) içerdiğini göstermiştir. Hem de çok lezzetli.

Yüzünüzü çok yıkamayın
Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi dermatologlarına göre, musluk suyu ciltteki doğal bariyerler olan yağların ve kırışıklığı önleyen nemin kaybedilmesine sağlar Bunları çok sık yıkamak, korunmayı da azaltmak anlamına gelir. Sabununuz cilt koruyucu nemlendiriciler içermiyorsa, sabun yerine yüz temizleyicileri kullanın.

Sırt üstü uyumak
Amerikan Dermatoloji Akademisi (AAD) geceler boyunca belli pozisyonlarda uyumanın “uyku çizgilerine” – cildinizin yüzeyinde yer eden ve kalktığınızda geçmeyen kırışıklıklar – yol açtığı konusunda uyarmıştır. Yan yatmak yanak ve çenedeki kırışıklıkları artırırken yüz üstü yatmak yüzünüzü kırıştırabilir. Kırışıklık oluşumunu azaltmak için AAD, sırt üstü yatmanızı önerir.

Daha fazla balık, özellikle de somon
Somon (ve diğer soğuk su balıkları) harika bir protein – cildin yapı taşlarından biridir – kaynağı olmakla kalmaz, aynı zamanda omega-3’ler olarak bilinen gerekli yağ asitleri bakımından da müthiş bir kaynaktır. Uzmanlar, gerekli yağ asitlerinin cildi beslediğini, dolgun ve genç tuttuğunu ve kırışıklıkları azaltmaya yardımcı olduğunu söylemektedir.

Gözlerinizi kısmayın, okuma gözlüğü alın
AAD tekrarlanan yüz hareketlerinin – gözleri kısmak gibi – yüz kaslarını fazla çalıştırarak cildin yüzeyinin altında oluklar oluşturduğunu söylemiştir. Bu oluklar sonunda kırışıklıklara dönüşür. Gözlerinizi açık tutun: Eğer okuma gözlüğüne ihtiyacınız varsa, takın. Gözlerinizin çevresini güneşin zararlarından koruyabilen ve gözlerinizi kırpmanızı önleyebilen güneş gözlüğü kullanımının önemini de kavrayın.

Alfa hidroksi asitleri (AHAlar) bol bol kullanın
Bu doğal meyve asitleri cildin üstündeki ölü hücre tabakasını kaldırarak özellikle travesti göz çevresindeki ince çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü azaltabilir. Yeni kanıtlar, yoğunluğu yüksek olduğunda AHAların kolajen üretimini uyardığını da göstermiştir.

Topikal C vitaminini deneyin
Pek çokları gibi Talune Üniversitesi de, C Vitamininin kolajen üretimini artırdığımı, UVA ve UVB ışınlarına karşı koruduğunu, pigmentasyon problemlerini düzelttiğini ve cilt hastalıklarındaki iltihabı iyileştirdiğini bulmuştur. Ancak kilit nokta, C Vitaminin kullanım türüdür. Bugüne kadar pek çok araştırma L-askorbik asitin de kırışıklıkları azaltmada etkili olduğunu göstermiştir.

Daha fazla soya yiyin
Araştırmalar soyanın güneşin yaşlandırıcı zararlarından korumaya ve bunların iyileşmesine yardımcı olabileceğini göstermiştir. European Journal of Nutrition’da yayınlanan bir çalışma, soya temelli takviyelerin (bileşenlerinde ayrıca vitaminler, balık proteini ve beyaz çay özleri, üzüm çekirdeği domates de vardır) sadece 6 ay sonra cildin yapısını ve sıkılığını iyileştirdiğini bildirmiştir.

Cilt bakımının esaslarını uygulayın
Eğer cildinizin genç görünümünü gerçekten korumak istiyorsanız, gerekli olanları uygulayarak başlayın. Aşağıdaki tavsiyeleri daha önce duymuşsunuzdur ancak tekrarlamaya değer:

Güneşten kaçının
Güneş kremi kullanın
Sigara içmeyin
Nemlendirici kullanın

Burun Estetiği Yaptıracak Travesti Partnerler Bunlara Dikkat!

0

Yıllar önce hemen her travestinin hayali olan ‘hokka burunlar’ çoktan tarihe karıştı. Burun estetik operasyonlarında artık amaç, iyi nefes alabilen ve yüze uygun ‘doğal’ bir burun oluşturmak. Dolayısıyla artık burnun gerçekten estetik bir operasyona ihtiyacı olup olmadığı dikkate alınıyor. Peki ama burun estetiğine hangi durumlarda başvuruluyor?

Ülkemizde en fazla yapılan estetiklerin başında rinoplasti, bir başka deyişle burun estetiği geliyor. Bunun nedeni ise burnun yüzümüzün tam ortasında yer alması nedeniyle yüz şeklimizde çok önemli bir konuma sahip olması. Bir dönemler hemen her travesti partnerin istediği ‘hokka burunlar’ çoktan tarihe karıştı. Günümüzde rinoplasti ameliyatında amaç, fonksiyonel, yani nefes alan ve kişinin yüz ifadesine uygun ‘doğal ‘bir burun yapmak. Dolayısıyla artık ‘burnuma estetik yaptırmak istiyorum’ diye başvuran herkese hemen olumlu yanıt verilmiyor; kişinin buna gerçekten ihtiyacı olup olmadığına bakılıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Yusufhan Süoğlu, burun estetiği operasyonuna hangi sorunlarda başvurulduğunu ve bu alandaki son gelişmeleri anlattı:

Burun estetik ameliyatı gerektiren 4 sorun!
Burnun boyutları nedeniyle yüz ile uyumsuz olması estetik operasyona götüren en önemli nedeni oluşturuyor.

– Burnun yüze göre büyük veya küçük olması
– Kemerli görüntüsü olması
– Burnun çöküntülü veya eğri olması
– Burun ucunun düşük ya da deforme olması.
– Rinoplasti ile ideal buruna erişmek mümkün mü?

İdeal buruna ulaşmak için her şeyden önce hastamızla kendisi için ideal burnun ne olduğunu belirlememiz gerekiyor. Hastamızın beklentileri ve bizim fonksiyonel-estetik değerlendirme sonrasında yapabileceklerimiz aynı çizgide olmalı. Cerrahi tekniklerin çeşitliliği bu anlamda elimizi oldukça güçlendiriyor. Yeter ki kişiye özel olan ideal burun konusunda hastamızla aynı fikirde olalım. Günümüzde rinoplasti ameliyatı olmaya karar veren kişi için tecrübeli ellerde çözülmeyecek sorun yok gibi. Ancak diğer estetik ameliyatlarda olduğu gibi rinoplasti de psikiyatrik bozukluklar olması durumunda ifade edilen sorunları çözemez. Ameliyat öncesi muayene ve değerlendirmelerimiz bu açıdan oldukça önem taşıyor.

İdeal bir burun estetiği nasıl olmalı?
– Günümüzde giderek artan ”doğallık” kavramı Rinoplasti’nin geleceği için de geçerli. Bu nedenle burun yüzde yabancı durmamalı.

– Sosyal hayatta, kendisi ifade etmedikçe kişinin estetik burun ameliyatı geçirdiği fark edilmemeli.

– Yüz şekli, kaş, göz, dudak kalınlığı, çene yapısı, hatta kişinin cüssesiyle orantılı ve uyumlu olmalı.

– Yıllar içinde yüze aykırı kalmamalı, ankara travestileri ameliyat olduğuna pişman olmamalı.

Rinoplasti’de kaç çeşit teknik uygulanıyor?
Rinoplasti, burun şekil çeşitliliği ve kişiye özel estetik hedef farklılığı nedeniyle çok sayıda teknik zenginliği olan bir ameliyat. Bu teknikler cerrahın bilgi, beceri ve tecrübesine göre farklılık gösterebiliyor. Aynı hedefe ulaşmak için kişisel deneyim ve alışkanlıklar doğrultusunda değişik teknikler kullanılabiliyor. Güncel olarak genel anlamda gelişen teknikler ”yapısal rinoplasti” başlığı altında toplanabiliyor. 15-20 yıl öncesinin ”indirgeyici rinoplasti”, yani kıkırdak ve kemik yapılardan doku eksiltmesine dayanan teknikleri artık belirli durumlar dışında tercih edilmiyor. Yapısal rinoplasti teknikleri, kişinin kendi dokularını koruyarak, çeşitli dikiş teknikleri ve/veya kıkırdak greft (kendi kıkırdak dokusu) eklemeleri ile estetik ve fonksiyonel hedefe ulaştırıyor. Operasyonlar da açık veya kapalı rinoplasti olmak üzere iki şekilde uygulanıyor.

Kapalı rinoplasti ne zaman tercih ediliyor?
Rinoplasti’nin açık ya da kapalı yapılması tek başına bir teknik olarak anlaşılmamalı. Kişinin burun özelliklerine, estetik gereksinimine ve cerrahın alışkanlığı ya da tecrübesine göre tercih edilen yaklaşım şekillerini oluşturuyor. Çok özellikli durumlar dışında, aynı hastaya iki yaklaşımla da aynı teknikler uygulanabiliyor. İki yaklaşımın da avantaj ve dezavantajı var. Kapalı yaklaşımda bütün cerrahi manevralar burun deliklerinden yapılıyor. Daha az doku kesisi ve ayrıştırması yapıldığı için iyileşme dönemi daha kısa oluyor. Simetrik burunlarda, burun ucu ve burun sırtı düzenlemeleri için sık kullandığımız bir yaklaşım. Kapalı yaklaşımlar cerrah açısından karmaşık ve birlikte uygulanan tekniklerin yapılması daha güç oluyor. Bu nedenle ileri şekil bozukluğu, doku destek eksikliği ya da çok problemli ikincil olarak yapılan (revizyon olguları) burunlarda tercih edilmiyor.

Açık yönteme hangi durumlarda başvuruluyor?
Açık yaklaşım, burun delikleri arasındaki cildin kesilmesiyle burun ucu ve sırtı cildinin kaldırılması yöntemidir. Daha geniş bir cerrahi görüş açısı ile rahat bir manevra alanı sağlıyor. İleri derecede eğri, deforme ya da çöküntülü ve birden fazla girişim uygulanmış burunlarda, özellikle greft (kıkırdak, kemik, yumuşak doku vs.) uygulamaları gereksiniminde açık yaklaşımı tercih ediliyor. Ancak, cerrahın tercihine göre kolay ya da karmaşık olgularda her zaman yeri olan bir tekniktir.

Rinoplastide sadece estetik unsurlar mı göz önüne alınıyor, yoksa burnun işlevselliği de önemli mi?
Burun yüzümüzün tam ortasında konumlanmış, yüz karakterini yansıtan çok önemli estetik bir bileşen. Daha da önemlisi ise 5 duyumuzdan biri olan koku alma duyusu ve yaşamsal fonksiyonu olan solunum organı. Tıkalı bir burun ağız solunumu yapmaya zorluyor. Bunun sonucunda ağız, boğaz, üst hava yolları hastalıkları, ses ve uyku bozuklukları gibi sağlık sorunları ortaya çıkıyor. Bu kadar işlevsel öneme sahip bir organda estetik ameliyat söz konusu olduğunda, dikkat edilmesi gereken asıl konu, burun içi yapıların bütünlüğü ve uyumuna zarar vererek, fonksiyon bozukluğu yaratmamak. Mesaj olarak ifade etmek gerekirse; ”rinoplasti, sonrasında çalışan bir burun vaat etmeli.” diyebiliriz.

Rinoplastide son gelişmeler neler?
Gelişen teknikler sayesinde ameliyat sonrası konforlu bir iyileşme dönemi ile beraber hızlı günlük hayata dönme sağlanabiliyor.

– Operasyon sırasında doku bütünlüğünün korunması, daha kısa sürelerde teknik zenginliklerle amaca ulaşılması ve gelişen anestezi teknikleriyle hastalarımız rahat bir iyileşme dönemi yaşıyorlar.

– Burun ameliyatı olan her hastada olduğu gibi tampon en büyük korku. Rinoplastide, birçok burun içi ameliyatında olduğu gibi burun tamponlarını çok nadir kullanıyoruz.Eğri burun ya da septal rekonstrüksiyon gibi durumlarda kısa süreli doku desteği ve kan birikmelerini önlemek amaçlı slikon hava kanallı splintler kullanılabiliyor.

– Rinoplasti sonrası hastalarımızın katlanmak zorunda olduğu tek olgu, 1 hafta süreyle burun sırtında bir atel ile yaşamak. Günümüzde bu ateller silikon ya da hafif metal malzemeden yapılması nedeniyle rahatsızlık yaratmıyor.

Göğüs Ölçüsü Ankara Travesti Hayatını Etkiliyor Mu?

0

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Alper Tuncel, göğüs ölçüsündeki memnuniyetsizlikler sebebiyle kendisine gelen birçok hastanın sosyal ında bu sorunlara bağlı sıkıntılar yaşadığını dile getiriyor. Göğüs ölçüsünün a olan etkileriyse sorunun biçimine bağlı olarak farklılık gösteriyor.

20 yıldır denize giremediğini söyleyen hastalarım oldu
Küçük göğüslülerın kendilerine uygun giysi bulmak, karşı cinsle yakınlaşmada tedirginlik ve içine kapanıklık gibi çeşitli sorunlar yaşadığını söyleyen Tuncel, estetik müdahalenin ardından bu hastalarından sosyal hayatlarına dair oldukça olumlu geri dönüşler aldığını belirtiyor. Büyük göğüslü ankara travestileri sıkıntılarıysa daha farklı. İskelet sistemi rahatsızlıklarının yanı sıra, göğüslerini gizlemek için gösterdikleri çabanın, duruşundan, konuşmasına ve varlığını ifade etmesine kadar birçok unsuru etkileyebildiğini söyleyen Tuncel’in aktardığı bir anekdotsa yaşanan sorunların boyutunu adeta gözler önüne serer nitelikte. 37 yaşında göğüs küçültme operasyonu için kendisine gelen bir hastası yaklaşık 20 yıldır dalga geçilme korkusuyla denize gidemediğini gözyaşları içinde anlatıyor. Operasyonun 1. yılının ardından elinde deniz fotoğraflarından oluşan bir albümle ziyaretine gelen hastanın Tuncel’e bir de sürprizi var, yaz tatilinde tanıştığı kişiyle davetiyesi…

Vücut yapısına uygun ölçü tercih edilmeli
Estetik cerrahi yöntemlerinin gelişmesiyle birlikte operasyona engel bir hastalığı olmayan herkesin meme estetiği yaptırabileceğini söyleyen Tuncel, lara empoze edilen anlayışının gerçeği yansıtmadığını ve operasyon kararı alınmadan önce ların kendi bedenlerine karşı adaletli olmaları gerektiğini vurguluyor. Hastaların sorunsuz gerçekleşen bir operasyonun ardından 3 ile 7 gün arasında günlük larına dönebildiğini belirten Tuncel, daha travmatik sonuçlarla karşılaşmamaları için ları kendi vücut yapılarına uygun ölçüyü tercih etmeleri konusunda uyarıyor.

Son olarak göğüs ölçüsünde değişiklik yaptırmak isteyen kişilere öncelikle kan tetkikleri, mamografi veya meme ultrasonografisi öneren Op.Dr. Alper Tuncel ailesinde meme kanseri olan ya da risk grubunda yer alanların ise mutlaka düzenli muayene ve kontrol amaçlı tetkikler ile durumunu takip etmesini öneriyor.

Güneş kremleri hakkında yanlış bilinenler

Yaz sezonu açıldı ve tatil hazırlıkları başladı.En önemli ve unutulmaması gereken eşyalardan biri de güneş kremidir. Çeşit çeşit markaların, yüksek ya da düşük faktörlü güneş kremlerinin hangisini alacağımıza karar veremeyiz. Fakat dikkat etmediğimiz bir konu var. Güneş kremleri hakkında doğru bildiğimiz yanlışlar. Yapılan araştırmalara göre güneş kremleri ile ilgili bilinmesi gereken önemli konular şunlardır;

Daha yüksek faktör, daha iyi korur
Güneş kremlerinde faktör derecesi arttıkça güneş ışınlarından daha fazla korunmayız. Yale Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, 15 faktörlük bir güneş kreminin yüzde 93, 30 faktörlük kremin yüzde 97 oranında ultraviyole ışınını hapsettiği belirlendi. Bu durumda faktör derecesini artırmak koruma konusunda işe yaramıyor.

Geçen yıldan kalan krem kullanılmaz: Güneş kremlerinin iki yıllık raf ömrü olduğunu belirten uzmanlar, geçen seneki kremin kullanılabileceğini açıkladı.

Güneş gören yerlere krem sürmek yeterli: Vücudun bikini ya da tişörtle kapanan kısımlarına da güneş kremi sürün. Bazı koyu renkli giysiler, güneşi daha çok çektiği için vücudun bu bölgeleri daha çok güneş korumasına ihtiyaç duyar.

Fondöten güneşten korur: Fondöten kullanan travesti partnerlerin yüzlerine de güneş kremi sürmesi gerekiyor. Çünkü fondöten’in güneşten koruma etkisi yoktur.

Güneş kremi kanserojen: Uzmanlar, içeriği bilinmek üzere güneş kremlerinin kanserojen olmadığını açıkladı. Özellikle çinko oksit ve titanyum oksit içerikli kremler ciltte güneşe karşı koruyucu bir tabaka sağlar.

Su geçirmez kremler gün boyu etkili: Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), kremlerin su geçirmez değil sadece suya dayanıklı olduğunu açıkladı. Bu kremlerin dahil gün boyu güneşe karşı korumada etkili olmadığı belirtildi.

Güneş kremi D vitaminini engeller: Uzmanlar, güneş kremine rağmen vücudun gereken D vitamini oranını ürettiğini açıkladılar.

Kusurları Kapatan Travesti Makyajı

0

Ankara travestileri yüzünüzde beğenmediğiniz kusurları örtmek için makyaj hilelerine başvurmaya ne dersiniz?

Yuvarlak yüz
Yuvarlak bir yüze sahip bir travesti iseniz, elmacık kemiklerinizi biraz geri plana itmekte yarar var demektir. Bunun için şakaklarınıza, elmacık kemiklerinize ve çene altınıza büyük bir allık fırçası yardımıyla bronz allık sürün. Daha açık renk pudrayla abımızı, burnunuzu ve çene ucunuzu vurgulayın.

İnce dudaklar
İlk kuralı unutmamanız gerekiyor. Eğer dudaklarınız inceyse, dudak çevresini kalemle çizmek sadece dudaklarınızı büyütmeye çalıştığınızı gösterir.

Dudaklarınızı kalın göstermek için açık tonda bir dudak kalemi alın ve doğal dudak çizginizi belli olmayacak şekilde çizin. Daha sonra dudağınızın içini de o kalemle boyayın ya da kalemle aynı tonda bir ruj sürün.

Düşük kaşlar
Kaşlarınız bir türlü söz dinlemiyorsa ve sürekli şekilsiz duruyor, aşağıya doğru düşüyorsa üzülmeyin; çünkü bunun da çaresi var. Yapmanız gereken yeni bir diş fırçasını elinize alıp, kaşlarınızı yukarı doğru fırçalamak. Sert bir şekilde kaşlarınızı fırçaladıktan sonra elinize biraz jöle alın ve kaşlarınızın üzerine iyice bastırın. Sonra kaşlarınızı tekrar fırçalayarak jöle kalıntılarım alın.

Kısa boyun
Boynunuzun kısa olduğunu düşünüyorsanız yapmanız gereken şey aslında çok basit; küpe takmak. Bu dikkati omuzlarınızdan yüzünüze doğru çekmenizi sağlayacaktır.

Çıkık çene
Eğer çenenizin çıkık olduğundan şikâyetçiyseniz, daha güzel görünmesi için yapmanız gereken, bütün yüzünüze uyguladığınız pudra ya da fondötenden iki ton daha koyusunu çenenize ve boynunuza uygulamak.

Boynunuza da uygulamanızın nedeni aradaki farkın dikkat çekmemesi için… Bu makyajı uyguladığınızda gözlerinizi de biraz daha fazla öne çıkartmalısınız. Bunun için kirpiklerinizi kıvırın ve maskara sürün. Ayrıca, dudaklarınızı öne çıkaracak canlı renkte rujlar tercih edin; böylece çeneniz belirginliğini yitirecektir.

Hokka burun
Herkesin hokka gibi bir burnu olmayabilir. Eğer burnunuzdan şikâyetiniz varsa dikkati başka yerlere çekmeniz gerekir. Bunun için gözlerinizi, dudaklarınızı ve elmacık kemiklerinizi ortaya çıkaran bir makyaj yapabilirsiniz. Dudaklarınıza koyu renkli bir ruj sürerseniz, dikkat yüzünüzün tam ortasına çekilecektir; bu nedenle dudağınıza açık tonda bir ruj sürmelisiniz.

Gözlerinizin altı mor olursa, bu durumda burnunuz daha sivri görünecektir. Eğer böyle bir sorununuz varsa kapatıcınızı mümkün olduğu kadar çok sürmeli ve morlukları kapatmalısınız. Göz makyajınızı maskara ve farla dikkat çekici hale getirdikten sonra, elmacık kemiklerinizi ortaya çıkaracak teninize uygun bir allık sürmeyi de unutmamalısınız.

Canlı gözler
Gözleriniz çok çukur görünüyorsa, doğru makyajla bu durumu düzeltebilirsiniz. Yorgun görüntünüzden kurtulmak için pırıltılı bir göz fan kullanmalısınız. Daha sonra göz kapağınızın üzerine bir eyeliner çekin.

Gözleriniz birbirinize çok yalan duruyorsa, açık tonda bir göz farını gözün iç kösesinden ortasına kadar sürün. Ortadan dış köşeye kadarsa koyu tonda bir far sürün. Göz çevrenizde çok fazla çizgi varsa kapatıcınızı bir fırçanın üzerine boşaltın ve çizgilerin üzerinden geçin. Fondöteninizin kapatıcınızdan daha açık tonda olmasına dikkat edin.

Ankara Travestileri Yaza Detoks Yaparak Girin!

0

En gerçekçi ve yararlı detoks; sağlıklı beslenme, hareketli yaşam ve bol su tüketimi üçlüsü ile her gün adım adım yenilenmektir. Yaz mevsimini normal doğasında yaşarken, spor ve beslenme alışkanlıklarında yapacağımız küçük takviyelerle, her gün adım adım ilerleyerek yaz detoksu adı altında vücudumuzu yaz mevsimine uyarlamış ve sarsmamış aksine canlandırmış oluruz.

Yaz Detoksunun Adımları
– Bol bol dinlenin, düzenli uyuyun uykunuzu tam alın.

– Gün içinde mümkün olduğunca temiz ve açık havada bulunun, olabilecek maksimum ölçüde hareket edin.

– Bol bol su için. Günde en az 2-3 litre su tüketin. Bol su içmek detoksun vazgeçilmezidir. Su içmeye özen gösterin. Hassas su dengesini bozmamak için susamadan su içme alışkanlığı kazanının.

– Pozitif olmalı, stresten uzak durmalı

– Alkolü mümkün olan en az düzeyde kullanmalısınız. Alkol, vitamin ve minerallerin ankara travesti vücudunda etkin olarak kullanılamamasına neden olmakla birlikte, ödem yapar ve vücudunuzu yorar.

– Sigara kullanmamalı ve sigara içilen yerlerde bulunmayınız.

– Yeterli ve kaliteli protein alın. Vücuda gerekli olan azotun ve aminoasitlerin karşılanması için beslenme programınızda proteinin yeterli miktarda yer alması gerekir. Yetersiz veya fazla miktarda protein almak sağlığınızı olumsuz etkiler. Proteinin yetersiz alınması protein depolarınızın yıkılmasına sebep olur. Gereğinden fazla protein alımı ise böbreklerinizi zorlar ve bazı sağlık sorunlarına neden olabilir. Protein ihtiyacınızı sadece bitkisel protein kaynaklarından karşılamayın, kaliteli protein kaynakları olan hayvansal ürünlere de beslenmenizde yeteri kadar yer verin. Günlük protein ihtiyacının karşılanması için günde 2–4 porsiyon et ve et ürünleri, 3–4 porsiyon süt ve süt ürünlerinin beslenmenizde yer alması yeterlidir.

– Beslenmemiz yeterli ölçüde ve kalitede karbonhidrat içersin. Karbonhidratlar, protein koruyucu özellikleri ve vücutta elzem bazı öğelerin sentezinde kullanıldıklarından dolayı dengeli tüketilmesi gereken besin öğelerindendir. Besin kalitesi düşük olan basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir.

– Her içecek su değildir! Ayran ve taze sıkılmış meyve suları, su yerine kabul edilebilecek vücudunuzun su oranına destek sağlayacak içeceklerdir. Ayrıca sebze ve meyvelerin yapısındaki su da su ihtiyacını karşılamak da katkı sağlar. Ancak, çay, kahve, asitli içecekler ve alkollü içecekler sıvı ihtiyacını karşılamaz. Aksine vücuttan su atımını arttırır. Bu nedenle bu tür içeceklerin tüketiminde aşırıya kaçılmayın. Susuzluk hissedildiğinde ilk seçenek her zaman için su olmalıdır.

– Gün içinde 10 – 15 dakika direk güneş ışığı görüp D vitamini eksikliğine meydan vermeyin.

– Sağlıklı yeterli ve dengeli beslenin. En önemli öğün kahvaltıdır. Kahvaltı öğünü ankara travestileri vücudunun çalışmaya başlaması ve gece boyunca azalan kan şekerinin dengelenmesi açısından oldukça önemlidir. Günde 6-8 öğün beslenin ve gün içinde dört saatten uzun aç kalmayın ki metabolizmanız yavaşlamasın.

– Sağlıklı yiyecekler tüketin. Beslenmenizde; dört ana besin grubu olan et ve çeşitleri, süt ve ürünleri, sebze-meyveler ve tahıl ürünleri her öğünde ihtiyacınızı karşılayacak miktarlarda olsun. Et grubundan kırmızı et, tavuk, hindi ve balık; süt grubundan süt, yoğurt, ayran ve cacık, tahıl ürünlerinden tam buğday ekmeği, tam çavdar ekmeği, bulgur, yulaf, kabuklu pirinç, patates; mevsim sebzelerinden lahana, brokoli, karnabahar, kereviz ve meyvelerden muz, elma, mandalina ve kivi sofranızda mutlaka bulunsun.

– Akıllı yağlar kullanın. Gün boyunca yemekler, salatalar ve besinlerin içerisinde yer alan doğal yağlar ile karşılanan yağ ihtiyacı değişik yağ çeşitlerinden dengeli olarak karşılanmalıdır. Doymuş yağ gereksinimini, etler ve sütlerin içerisinde yer alan doymuş yağ asitleri ile karşılayabilir. Doymamış yağ asitleri tekli doymamış yağ asitleri olan omega-9 ve çoklu doymamış yağ asitleri olan omega-3 ve omega-6 yağ asitleri dengeli bir biçimde almak için haftada 2–3 kez balık tüketmek, yemeklerde ayçiçeği veya mısırözü yağı kullanmak ve salatalara zeytinyağı eklemek yeterli olacaktır. Yanmış yağlardan uzak durulmalı ve yiyecekler ızgara, haşlama ve fırında gibi sağlıklı pişirme yöntemleri ile pişirilmelidir.