Kışın Kilo Kontrolü Yapan Ankara Travestileri

0

Sağlık Bakanlığından yazın dikkat edilen kilo kontrolünün kışın da ihmal edilmemesi gerektiği uyarısı yapıldı.Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Obezite, Diyabet ve Metabolik Hastalıklar Daire Başkanı Nazan Yardım, kiloların kalın giysiler içinde daha rahat saklanabileceği düşünülerek sağlıklı beslenme alışkanlığından kışın da vazgeçilmemesini istedi.

Yardım, kış aylarında sağlıklı beslenme için dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Yeterli ve dengeli beslenmenin, sağlığın korunması açısından kış aylarında da büyük önem taşıdığını anlatan Yardım, havaların soğumasıyla beslenme şeklinde değişiklikler olduğunu, genellikle yağlı ve şekerli besinlere eğilimin arttığını dile getirdi.

Travesti kış aylarında kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirildiğini, fiziksel aktivitede azalma olduğunu, gecelerin uzaması nedeniyle televizyon başında fazla zaman geçirilmesi ve atıştırma yapılması gibi nedenlerden dolayı kiloda istenmeyen değişiklikler olabildiğini ifade eden Yardım, “Yazın dikkat edilen kilo kontrolü kışın da ihmal edilmemelidir. Kiloların kalın giysiler içinde daha rahat saklanabileceği düşünülerek sağlıklı beslenme alışkanlığından kışın da vazgeçilmemelidir” uyarısında bulundu.

istanbul travestileri

Sıcak Yoganın İstanbul Travesti Bedenine Yararları

Sıcak yoga denilen Bikram Yoga, 37 derecede veya daha fazla ısıtılmış odada yapılan değişik pozlardan oluşan bir hareket dizisidir. Sıcak yoga, herkes için değil ama denemek isteyenler için, fiziksel ve zihinsel yararları olan bir yoga çeşididir.

Ruh Faydaları
Yoga, her türlü stresi ve zihin-beden birliğini güçlendirmek için tasarlanmıştır. Ancak, sıcak yoga, madde üzerinde zihin için özel bir durumdur. Rahatlama dışında, zor koşullar altında neler yapabileceğini, ankara travestileri vücudun üst sınırlarının düşündüğünüzden daha yüksek olduğunu keşfetmek için sürpriz olabilir.

Isının Faydaları
Süper ısıtılmış bir odada yoga yapmak, saunada oturmaya benzer. Isıtmalı ortamlarda, nabız ve metabolizma artışı ve kan damarlarının daha esnek olmasına izin verir. Bu, dolaşımı kolaylaştırır ve bacaklarda kan akışını arttırır. Eğer sıcak olsa da, terleme eylemi iç vücut sıcaklığını kontrol eder.

Pratik Stil
Akış tarzı yoga dersleri; vinyasa olarak adlandırılan, bir pozdan başka bir poza tahtayı hareket ettirerek kobra pozundan aşağıya doğru bakan köpek pozisyonuna geçme şeklindedir. Vinyasa, kaslarınızın sıcak ve esnek kalmasına yardımcı olur fakat bazı ankara travestileri, geçiş olmaksızın birbiri ardına yorucu, bireysel pozlar dizisi yaparlar. Oda zaten çok sıcak olduğundan, pozlar arasında akmaya gerek yoktur.

Değerlendirmeler
Sıcak yoga aracılığıyla terlemenin yararları olsa da, siz de bazı önlemler almalısınız. Uygulama sırasında ve sonrasında, önce bol su içilmelidir. Yoga yapmaya müsait giysiler tercih edilmelidir. Örneğin; t-shirt yerine kolsuz bluz ve cildinizin rahat nefes almasını sağlayacak, terlemeye izin verecek şortlar tercih edilmelidir. Durun ve herhangi bir baş dönmesi, baş ağrısıi güçsüzlük veya mide bulantısı gibi belirtiler hissederseniz derhal orayı terk edin. Eğer daha öncesinde diyabet, kardiyovasküler veya solunum hastalığı veya ısı ile ilgili bir tanı konmuş ise öncesinde sıcak yoga için doktorunuza danışın ve onayı olmadan sıcak yoga denemeyin!

 

Ankara Travestileri İçin Özel Kahvaltı Diyeti

0

KAHVALTI
1- Ofiste veya seyahatteyseniz
Önceki akşamdan evde hazırlanmış, 2 dilim çavdar veya çok tahıllı ekmek arasına sevdiğiniz beyaz peynir çeşidi ile mevsim yeşillikleri + yağsız sütle filtre kahve veya tarçın ve karanfil aromalı yeşil çay.

2- Evden hızlı çıkmanız gerekiyorsa
4 yemek kaşığı meyveli light müsli + 200 ml yağsız süt + 1 çay kaşığı toz tarçın + yağsız süt ile filtre kahve veya 1 bardak süt + 1 adet muz.

3- Kahvaltıda tatlıya hayır diyemiyorsanız
1 dilim çavdar ekmeği + 2 tatlı kaşığı bal, reçel veya marmelat + 2 dilim sevdiğiniz beyaz peynir + şekersiz yeşil çay.

4- Kahvaltıda zeytinsiz yapamam diyorsanız
2 dilim çavdar ekmeği +1 dilim az yağlı beyaz peynir + 5-6 adet yeşil veya 4 adet siyah zeytin + kırmızı biber / paprika + bol yeşillik.

5- Simit çok seviyorum diyorsanız
1 adet çok tahıllı simit + 2 dilim sevdiğiniz beyaz peynir (kaşar peyniri – tulum peyniri hariç) + 1 fincan tarçın ve karanfil aromalı yeşil çay + 1 tutam dereotu + 3 yaprak taze nane + 1/2 demet maydanoz üzerine 1/4 limon suyu.

6- Ceviz-badem yemek istiyorum diyorsanız
2 dilim az yağlı beyaz peynir + 1 dilim tam buğday ekmeği + 1 tam ceviz içi veya 5-6 adet tuzsuz badem + 3 adet kara erik kurusu + 3 adet kara kayısı kurusu + 1 fincan tarçın-karanfil aromalı yeşil çay.

7- Omletçiyseniz
1 tam yumurta + 2 yumurta beyazı + 1 dilim peynir ile bol sebzeli, renkli biberler, mantar ve maydanozlu omlet + 1 dilim çavdar ekmeği.

8- Metabolizmanız yavaşsa
4-5 yemek kaşığı light yoğurt + 1 orta dilim doğranmış taze ananas + 2 yemek kaşığı sade yulaf ezmesi + 1 tatlı kaşığı silme toz tarçın + 1 avuç yaban mersinini kaseye ekleyin, ardından bir fincan mate çayı için. Veya 1/3 demet dereotu + 1/3 demet maydanozu ince ince doğrayın + 2 dilim az yağlı beyaz peynir ile harmanlayın + 1 dilim tam buğday ekmeği + 5-6 adet tuzsuz badem + 1 fincan mate çayı.

9- Kahvaltıya davetliyseniz
* Esmer ekmek çeşitlerini tercih edin, 2 dilimi geçmeyin, simit yiyecekseniz çok tahıllı olanı tercih edin, yoksa 1/2 simitten fazlasını yemeyin.
* Beyaz peynir, dil peyniri, hellim peyniri, sepet, örgü peynirlerini tercih edin; kaşar peyniri ve tulum peynirinden uzak durun.
* Tabağınıza 3 zeytinden fazlasını almayın çünkü zaten peynir çeşitleriniz çok. Susamlı simit yiyorsanız tabağınızdan zeytini çıkarın.
* 2-3 tatlı kaşığı bal, reçel, marmelat yiyecekseniz ekmeğinizi 1 dilim azaltın.Tabağının yarısını yeşilliklerle donatın.

10- Sabah sabah yiyemiyorum diyorsanız
Peynir ekmek ile kahvaltı yapmak istemiyorsanız mutlaka 1 orta dilim taze ananas veya 1 adet kivi veya 2 adet kara kayısı kurusu + 3 adet tuzsuz badem yiyin ki metabolizmanız uyansın, güne başlasın.

11- Peynir yiyemiyorsanız
2-3 adet yumurtanın beyazı ile bol biberli maydanozlu omlet yapın ki kalsiyum minerali açısından zengin gıdayı tüketmiş olun. Veya kahvaltınıza 1 kase yoğurt/ 1 bardak süt ekleyin. Örneğin 1 dilim çavdar ekmeği + 2 tatlı kaşığı tahin pekmez + 1 bardak süt

istanbul travestileri

Pekmezle Enerji Depolayan İstanbul Travestileri

Üzüm deyince pekmez akla gelir, pekmez deyince de kan, can, güç… Ancak kentleşme ile birlikte, var olan bağlar giderek azalırken, pekmezden yapılan tatlılar da unutulmaya yüz tuttu ve sanayileşmeyle birlikte şeker kullanımı artmaya başladı.

Şekerin 5 gr’ı 20 kcal enerji sağlarken, aynı gramajdaki 1 tatlı kaşığı pekmez 15 kcal enerji sağlar. Pekmez %25 daha az enerji sağlamasının yanında, şekerde bulunmayan demir, kalsiyum, fosfor, potasyum, magnezyum, sodyum, krom gibi mineraller, B1 (tiamin), B2 (riboflavin) ve B3 (niasin) vitaminler ve sekonder metabolitler içerir.

Pekmez denilince ilk akla gelen; Demir!
Kan hücrelerinde bulunan hemoglobinin ve kas hücrelerinde bulunan miyoglobinin içinde bulunan demir, solunum sistemi ile hücrelerimize oksijen taşınmasında görevlidir. Tükettiğimiz besinlerin vücutta depolanmayıp enerjiye dönüştürülebilmesi için hücrelerimizde oksijenle tepkimeye girmesi gerektiğini düşünürsek, demirin metabolizma dengesi ve kilo kontrolü konusundaki önemini daha iyi kavramış oluruz.

Demir alımının yetersiz olması sonucu, özellikle ankara travestileri partnerlerinde görülen “demir eksikliği anemisi”nden korunmak için, günlük 1-2 tatlı kaşığı pekmez yeterli olacaktır. Ayrıca, yanında C vitamini kaynağı olan sebze meyvelerle tüketilen demirin vücudumuzdaki biyoyararlılığını, yani kullanılabilirliğini artırdığını unutmayın!

Kalsiyumun Bitkisel Kaynağı; Pekmez!
Kalsiyumun temel kaynaklarının süt ve süt ürünleri olmasının yanında, en dikkat çekici bitkisel kaynaklarından biri de pekmezdir. Kalsiyumun; kemik ve diş sağlığını korumada, kasların kasılıp gevşeme görevini yürütmesinde, sinirsel uyarıların iletiminde, metabolizmanın dengesinde ve hücrelerarası asit-baz dengesinin sağlanmasında olduğu gibi bir çok fonksiyonu bulunmaktadır.

Sıvı Dengesinin Anahtarları: Potasyum ve Sodyum
Pekmezde bulunan potasyumun ve sodyumun, hücre içi ve dışı sıvılarda yer değiştirerek ozmotik dengenin sağlanması, travesti vücutta asit-baz dengesinin korunması, tansiyonun düzenlenmesi gibi hayati fonksiyonları vardır.

Krom
Kan şekerini ve kolesterol seviyesini kontrol ederek dengede tutar. Özellikle şeker hastaları için önemli bir mineraldir. Krom yetersizliğinin, sürekli açlık hissine ve tatlılara düşkünlük sonucu iştah kontrolünün kaybedilmesine, dolayısıyla vücudun yağlanmasına yol açtığına inanılmaktadır. Gittikçe yaygınlaşan rafinerizasyon işlemi sonucunda, besinlerdeki kromun büyük ölçüde kaybolduğu göz önüne alınırsa, pekmezdeki kromun önemi daha da belirginleşmektedir.

Enerji Metabolizması, Fosfor ve B Grubu Vitaminlerinden Sorulur
Kemik ve diş yapılarının temelini oluşturan fosfor, kalsiyumdan sonra vücudumuzda en çok bulunan mineraldir. Proteinlerin sentezlenmesi, hücrede enerji üretimi gibi görevleri olmasının yanı sıra karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında da görev alır.B Grubu vitaminlerinden B1, B2, B3 içeriğiyle pekmez enerji metabolizmasında da etkindir.

Peki ya Sekonder Metabolitler?
Nemli bölgelerde üretilmiş olan kırmızı veya siyah üzümlerin içerdikleri resveratrol metaboliti; damarlarda plak oluşmasını önlemekte ve böylece kalp-damar hastalıklarından korunmaya yardımcı olmaktadır.

Pekmezde bulunan fitoöstrojenler de menopoz döneminde azalan östrojen hormonunun vücuttaki aktivitesini destekler ve menopoz döneminde ortaya çıkan sıkıntılarla baş etmeye yardımcı olur.

Ankara Travestileri İçin Kiprik Ekimi

0

Gelişen teknoloji sayesinde, daha doğal sonuçlar alındığı için giderek popüler hale gelmeye başladı. Op. Dr. Hakan Gündoğan, bu yöntemle ile ilgili bilgi verdi.

Kalıcı kaş dövmelerine dikkat
Dr. Gündoğan, kaş kaybının trafik kazası ya da yanık gibi nedenler haricinde, genellikle yaşlanmayla birlikte kaş kıllarının giderek zayıflaması ve dökülmesiyle ortaya çıktığını belirtti. Ayrıca, sürekli kaş aldırmaya bağlı olarak kaş kıllarının köklerinin zarar görmesi nedeni ile de kaş kayıplarının ortaya çıktığını bildiren Dr. Gündoğan, bu soruna neden olabilen kalıcı kaş dövmelerine de değindi: “Son yıllarda kaş nakli operasyon sayısının artma sebeplerinden biri de kalıcı kaş dövmesi uygulamasıdır. Bu işleme ihtiyaç duyan kişilerde zaten zayıf olan kaşlar tamamen alınıp yerine kalıcı dövme uygulandığında, vücut dövme boyasını derinin daha alt katmanlarına kadar emmekte ve zaman içinde istenenden farklı bir “kaş rengi” ortaya çıkmaktadır. Eğer travesti bu renkten kurtulmak isterse bu sefer lazer işlemi uygulanmak da ancak ne yazık ki derinin derin katmanındaki dövme tamamen çıkartılamamakta ve aynı zamanda kaş kılı köklerinde de kalıcı hasar meydana gelmektedir. Kişinin bir daha kaşlarının çıkması mümkün olmamaktadır. Hastalar, özellikle bu durum sonrası kaş nakli için bizlere başvurmaktadır.”

Dr. Gündoğan, kaş naklinin kaş kaybı sorununu ortadan kaldırdığını ifade ederek bu yöntemi şöyle anlattı: “Her ne kadar saç ekimi ile benzer özellikler gösterse de, kaş nakli doğası itibari ile çok daha teknik ve özen isteyen bir işlemdir. Saç ekiminde çoğunlukla iki ve daha fazla kök birlikte ekilirken kaş bölgesinde “inceltilmiş tek kök” kılın tamamen kaşın doğal açılanması yönünde ekilmesi çok önemlidir. Ankara travestileri erken dönemde ekilen saçlar genellikle alınan bölgenin (saçlı deri) özelliklerine sahip olduğundan (saç kılları kaş kıllarına göre daha hızlı uzar) kaşların kısaltılması gerekliliği rahatsız etse de aradan zaman geçtikçe ekilen kaşlar normal hızında uzamaya başlayıp bu sorun genellikle ortadan kalkar.”

Nakil sonrası aynı gün işe devam etmek mümkün
Kaş nakli uygulanan kişinin aynı gün işine dönebileceğini belirten Dr. Gündoğan, “Lokal anestezi altında uygulanan kaş nakli işlemi sonrası rahatsızlık hemen hiç olmaz ve kişi aynı gün işine dönebilir. Uygun teknik ile yapılan nakil sonrası estetik anlamda hasta memnuniyeti yüksek ve giderek artan sayıda uygulanan bir yöntemdir” şeklinde konuştu.

ankara travesti

Fibroblast Yöntemi İle Cildi Gençleştirin

“Yıllar geçtikçe cildin elastikiyetini ve canlılığını sağlayan kollajen ve elastin gibi proteinlerinin üretimi doğal olarak giderek azalır. Üretimdeki bu azalmaya bağlı olarak ciltte kırışıklıklar, sarkmalar, cilt renginde lekelenmeler ve matlaşma meydana gelir. Fibroblast hücre gençleştirme yöntemi ile cildiniz kendi hücrelerinizle gençleşiyor. Fibroblast hücre gençleştirme tekniği sayesinde kendi hücreniz çoğaltılarak özel enjeksiyon teknikleri ile cildinize enjekte edilir, böylece dokunun eski canlılık, parlaklık ve sıkılığını kazanması sağlanır” diye konuştu.

Biyopsi en az güneş gören bölgeden alınır
Uzm. Dr. Yüksel Oltulu şu bilgileri verdi: “Fibroblast hücresini içeren doku biyopsisi vücudumuzda en az güneş gören bölge olan kulak arkası yada nadiren ön kolun iç yüzeyinden lokal anestezi ile alınır. İşlem bölgesinde iz kalmaması açısından ve kılsız alan olduğu için kulak arkası daha çok tercih edilen bölgedir. Alınan biyopsi laboratuvarlara gönderilir. Hücrenin çoğaltılması işlemi laboratuvar şartlarında ve 4 haftada tamamlanır. Çoğaltılma işlemi gerçekleştirilen hücreler 3 seans halinde 4-6 hafta arayla uygulanmaya başlanır. Her uygulama sırasında hastaya 20-40 milyon arası fibroblast hücresi insülün enjektörü ile istenen alana verilir. İşlem tamamlandığında hastaya yaklaşık 100-120 milyon fibroblast hücresi verilmiş olacaktır. Verilen bu miktarla istenen düzelme, hacim ve iyileşme sağlanır.”

Fibroblast hücre gençleştirmenin cildin gençleşmesi istenilen yüz, boyun, dekolte, el gibi farklı bölgelerine rahatlıkla uygulandığını söyleyen Dr. Yüksel Oltulu, “Fibroblast, diğer anti-aging uygulamalarına göre etkisi çok daha uzun sürelidir. Ayrıca kişinin kendi hücresi kullanıldığından doğal bir yöntem olup yan etkisi yoktur. Bu yöntem Avrupa ve Amerika’da birçok ünlü tarafından uygulanmaktadır” şeklinde konuştu.

Orantılı Bacaklara Sahip Gay ve Travestiler

0

Op. Dr. Bülent Cihantimur, “Çarpık bacak estetiği olmak isteyen hastalarımızda alt bacaklarda kalınlık ya da incelik gibi orantısızlıklar oluyor. Aşırı ince olan alt bacaklar, kemiğin şekli itibari ile çarpık gözükerek, hastalarımızın özellikle yaz mevsiminde estetik sorunlar yaşamasına neden oluyor. Oysaki bu sorun son derece basit ve pratik bir uygulama ile çözümlenebilir” dedi.

Üst bacaktaki yağ fazlalığı alt bacağa transfer ediliyor
Travesti ve Gay bacağın alt veya üst ayırmaksızın bir bütün olduğunu söyleyen Cihantimur, “Bize estetik bir bacak denildiği zaman tüm bacak görüntüsündeki olması gereken, doğru orantılı bir şekli anlarız. Dolayısı ile alt bacaktaki incelik, üst bacaktaki yağ fazlalığının baldırlara transfer edilmesi ile çözümlenebilir. Bu şekilde estetik bir görüntü kazandırılır. Hastanın maksimum konforu yaşayabilmesi, hızlı ve etkili bir şekilde çarpık bacaklarından kurtulabilmesi için Cihantimur Yağ Transferi tekniğini kullanıyoruz” dedi.

Tekniğin ayrıntılarını anlatan Op. Dr. Bülent Cihantimur, “Bu teknikte fazlalık teşkil eden yağı, kapalı lipokid tekniği ile alıyor ve planlamasını yaptığımız alt bacağa transfer ediyoruz veya tam tersi işlemi yapıyoruz. Kök hücreden zengin hale getirilerek enjekte edilen yağa, istenilen şekli verebildiğimiz için bacaklardaki sorun çözümleniyor. Artık orantılı bacaklar hayal değil” dedi.

İz kalmıyor
“Yağ transferi tekniği, çekilen yağın uzun süre canlı kalmasına ve çok miktarlarda depolanabilme şansını veriyor” diyen Cihantimur ayrıca tekniğin diğer avantajlarına değindi. Kök hücreden zengin hale getirilen yağ dolgusunun, özellikle alt bacaklarda daha fazla tutulma imkanı sağladığını ifade eden Cihantimur, “Ankara travestileri yumuşak bir doku olan yağa, istenildiği gibi şekil verilebiliyor. Transfer sırasında çok büyük kolaylıklar sağlıyor. Ayrıca mikro, girişlerle çekilen yağ, yine mikro girişlerle transfer edildiğinden, uygulama kesi ya da yara izi bırakmıyor. Aynı şekilde hastamızda çabucak toparlanarak sosyal hayatına geçiş yapabiliyor” diye konuştu.

travestiler

Saten Yüz ve Vücut Germe Yöntemi

Birçok ülkede revaçta olan, germe işlemi ile yüzde ve ciltte “saten” etkisi yaratan sistemin artık Türkiye’de de hem istanbul travestileri hem de erkekler tarafından tercih edildiğini belirten Uzman Estetisyen Pervin Dinçer, “George Clooney, düğün öncesinde gençleşmek için bu işlemi yaptırdı. Ayrıca Kim Kardashian gibi çok sayıda ünlü ismin de tercihi olan yöntem, ciltte adeta saten etkisi yaratıyor” diyor.

Estetisyen Pervin Dinçer’e göre, “saten yüz ve vücut germe yöntemi” aşırı şişirilmiş ve doğallıktan uzak görünüm istemeyen ancak daha canlı ve genç bir cilt arayışında olanlar için iyi bir seçenek.

Doğal bir gençleşme sunuyor
İşlemin haftada sadece 4 seans uygulandığını belirten Dinçer, saten yüz ve vücut germe yönteminin inceliklerini şöyle anlatıyor: “İşlem sonrası sonuç daha ilk andan itibaren gözle görülüyor. Uygulamanın ardından kişinin denize bile girebildiği sistem dünyada 2 bin 500 kullanıcıya sahip. Üstelik uygulama ağrısız, sancısız ve sosyal hayatı da etkilemeyerek tercih edenlere doğal bir gençleşme sunuyor. Mevsim ayrımı olmadan uygulanıyor, özellikle Amerika’da geniş bir kitle tarafından kullanılıyor.”

Yöntem hangi bölgelerde etkili
Uygulamanın, düşük göz kapakları, göz çevresi kırışıklıkları, sarkmış yüz, dudak üzerinde ve boyunda bulunan çizgilerde etkili sonuçlar verdiğini dile getiren Dinçer yöntemin; göbek, basen, bacak, geniş veya sarkmış popo bölgesinde hem fazla yağlardan kurtulup sıkılaşmak hem de pürüzsüz bir cilde sahip olmak için de kullanıldığını belirtiyor.

Yöntemin FDA onaylı olduğunu aktaran Uzman Estetisyen Pervin Dinçer, “2013 yılında Amerika, Almanya, İngiltere ve İspanya’da yılın en iyi kırışıklık uygulaması ödülü, 2014 yılının ise en iyi ameliyatsız yüz ve vücut germe cihazı seçilmiştir. Üstelik göz çevresi kırışıklıklarında tek FDA onayı alan sistemdir. Saten gibi bir yüz ve cilt için de sistem içeriği olarak focuslu radyofrekans ve ultrasound estetik alanındaki en başarılı sistemlerin kombinasyonu kullanılıyor” diyor.

Ankara Travestileri Burun Estetiğinde Doğallıktan Yana

0

Öncelerde daha kavisli, ucu kalkık, incelmiş bir yapıya sahip olan burunlar konuşulurken, şimdilerde daha doğal, ‘ameliyat edilmiş’ görüntüye sahip olmayan, fazla kalkık olmayan burunlar tercih ediliyor. Böyle olmasının en büyük sebeplerinin başında belki de internet ve sosyal medya kullanımındaki artış olabilir. ‘Selfie’ çekimleriyle hepimizin estetikle ilgili mükemmel ve doğalı arama çabası arttı.Modernleşen ve gelişen ülkemizde sosyokültürel gelişimin artmasıyla estetik cerrahi düşünen hastalarımızın beklentileri de değişim gösterdi.

Hepimiz için bilgiye ulaşmak daha kolaylaştı ve paylaşımlar çok fazla arttı diyebiliriz. Tüm bunların sonucu olarak ne istediğini bilen, araştırmasını tam olarak yapmış hastalara sahip oluyoruz. Bu nedenle detaylı bir görüşme, nefes alma ve burun kemik, kıkırdak ve deri yapısının ayrıntılı muayenesi sonrası nasıl bir burun şekli olabileceği üzerinde tartışmak gerekiyor.

Doğal bir burun ameliyatının en büyük özelliği nedir derseniz; aradan 1-2 ay gibi bir zaman geçtikten sonra insanlar sizde bir güzellik olduğunu fakat tam olarak ne olduğunu anlayamıyorsa doğal bir burun estetiği yaptırmışsınız demektir. Mare Estetik kurucusu Op. Dr. Asu Deniz Burhanoğlu, doğal burun estetiği hakkında bilgi verdi.

travesti

Bir burun ameliyatında doğallık nelere bağlıdır
İstanbul travestileri öncelikle burnunuzun dışında kalan, yüzünüzdeki diğer yapılar son derece önemlidir. Burun kemiği iki kaş arasından yüksek bir gelişle başlayan burunlarda gözler arka planda kalır. Oysaki bir insanın en önemli ifade organı olan gözler, yüze uygun olarak yapılan bir burun ameliyatı sonrası daha belirgin hale gelebilir.

Dudaklarınızın boyutu, yanaklarınızın belirginliği, kaşlar, çene ve kulaklarımızın yüz içinde kendilerine ait bir oranda ölçülenmiştir. Biz buna ‘altın oran’ adını vermekteyiz. İşte bu oranlara sağdık kalarak yapılan bir burun estetiği yüzünüzde doğal değişimi elde etmenizi sağlayacaktır. Örneğin yanaklardaki elmacık kemiklerinin fazla çıkıntılı olduğu bir yüzde çok minik ve kalkık bir burun abartılı ve yapay görünecektir.

Tersi bir durumda ise çok ince yapılı bir yüze sahip olan bir travesti de kemerli ve ucu düşük bir burun, yüzü olduğundan daha uzun ve olgun gösterecektir.

Doğal bir burun estetiği gençleştirir
Doğal bir burun estetiği sizi olduğunuzdan genç gösterecektir. Ankara travestileri burun ameliyatı sonrasında yanaklar ve gözler daha fazla ön plana çıkar bu da sanki yanaklar dolgunlaşmış ve bakışlarda tazelenmiş gibi bir etki yapar.

– Doğal bir burun nefes alan bir burundur. Eğer nefes alma probleminiz de eşlik ediyorsa ki bu durum toplumumuzda son derece sıktır, bunun giderilmesi sonucu artık daha rahat nefes almaya bağlı uyku ve horlama problemleri azalacaktır, aynı zamanda güzel nefes almaya bağlı olarak göz altı morlukları azalacaktır, cilt rengi açılacaktır. Yani bir nevi gençleşeceksiniz.

Ankara Travestileri Metabolizma Hızlandırma Tüyoları

0

İnce görünmek için yapılan yanlış diyetlerin kiloların kısa zamanda geri alınmasına sebep olduğu vurgulandı.

Küçük kaçamaklara dikkat
Küçük kaçamaklara dikkat diyen Aysu Aydın şöyle konuştu: “Fındık, fıstık, çekirdek gibi kuruyemişler, salam, sosis, sucuk benzeri şarküteri ürünleri, bisküviler, kuru pastalar, kekler, yağ içeriği yüksek hazır gıdalar gibi kalorisi yüksek fakat hacmi küçük yiyecekler tüketmek kilo vermeyi engellemektedir. Örneğin 100 gram ay çekirdeğinde ortalama 600 kalori, 5 adet fındıkta ise 50 kalori bulunmaktadır. Tüketilen miktarların küçük olduğu düşünülse de bu yiyecekler kilo alımına yol açacaktır.”

Ekmeksiz olmaz
Ekmeği hayatınızdan çıkarılmaması gerektiğini belirten Aydın, “Öğünlerde ekmek yememek de kilo vermeyi olumsuz yönde etkilemektedir. Eğer ankara travesti ana öğününde esmer ekmek tüketmiyorsa, kan şekeri dengelenemeyecek; dolayısıyla 1 saat sonra çok acıkacak ve eline ne geçerse farkında olmadan tüketip fazla kalori almış olacaktır. Ancak esmer ekmeğin de kalorisinin olmadığını düşünmek doğru değildir. 1 ince dilim esmer ekmek ile 1 ince dilim beyaz ekmeğin kalorisi aynıdır. Esmer ekmek lif içerdiği için daha fazla tokluk hissi verecek, bu sayede daha az yiyerek doymanızı sağlayacaktır.” dedi.

Egzersizlerle diyetinizi destekleyin
Sağlıklı beslenme programınızı egzersizle destekleyin diyen Dyt. Aydın, “Metabolizmayı hızlandıran en temel faktör fiziksel aktivitenin artırılmasıdır. Yapılacak sporun türü kişiye göre değişebilir. Eğer kişilerin yürüyüş açısından herhangi bir sağlık sorunu yoksa haftada 2 ya da 3 gün 45 dakikalık orta tempolu yürüyüş yapmalarında fayda vardır. Günlük hayatlarında da yakın mesafelerde araba yerine yürüyüş tercih etmek, ev işleriyle uğraşmak, dans etmek gibi fiziksel aktivitelerini arttırıcı hareketlerde bulunmaları fazladan kalori yakılmasını sağlamaktadır.” diye konuştu.

ankara travesti

Öğünler arasında 2 saat olsun
Dyt. Aysu Aydın, kilo verirken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. Aydın, “Sabah kahvaltısı yapmadan güne başlayanlar içinde kilo vermek oldukça zordur. Çünkü metabolizma, uyandıktan sonra hemen kahvaltı yapınca hızlanmaya başlamaktadır. Aksi takdirde kahvaltı yapmadan öğle yemeğine kadar aç kalınırsa, yavaşlamış metabolizma hızına karşın artmış bir iştahla daha çok yemek kaçınılmaz olacağından kilo almak da beklenilen bir sonuçtur. Sabahın erken saatlerinde dengeli şekilde kahvaltı yapma alışkanlığı kişinin metabolizmasının hızlanmasını sağlayacağından, daha rahat kilo vermesine yardımcı olacaktır. Ne yenirse yensin mide 4 saat içerisinde boşalacağından, bir sonraki öğünde fazla yemeği engelleyebilmek için mutlaka 2-2,5 saatte bir beslenmekte fayda vardır. Ankara travestileri bu sayede daha az yediğini fark edecektir.” diye konuştu.

2-3 litre su için
Yağ fazlanızdan kurtulmak için günde 2-3 lt su içilmesinin önemli olduğunu söyleyen Dyt. Aydın, “Diyet aşamasında su tüketimi öne çıkan konulardan biridir. Günde 2-3 litre arası su tüketmek, vücut yağlarının atılmasını sağlamaktadır. Az su içildiğinde vücut ihtiyacını karşılayamayacağından içilen 1 bardak suyu bile tutar, ödem yapar, idrara çıkılmasını engeller, dolayısıyla kilo vermek de zorlaşır. İdrarın renginin sarı ve yoğun olması kişinin az su içtiği anlamına gelmektedir. Kilo verme sürecinde sabırlı olmak ve herkesin kilo verebileceğini unutmamak çok önemlidir. Beslenme programınızda yapılan düzenlemeyi diyet olarak görmemek, bunu yaşam biçimi haline getirmek gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.

Ankara Travestileri Lifli Besinlerle Fit Kalıyor!

0

 

Lifli besin tüketimi zayıflama diyetinin temel gereklerinden biri. Yaz ayları da zengin lif kaynakları olan sebze ve meyvelerin bol olduğu dönem.

İstanbul travestileri zayıflama diyetlerinin temeli olan liften zengin yaz meyve ve sebzeleriyle hem keyifle diyet yapar, hem de sağlıklı beslenirsiniz. Semizotu, kabak, enginar, erik, kiraz, karpuz ve dut yiyerek rengarenk beslenin ve kilolarınızdan kurtulun

Yazla beraber diyete olan ilgi de artıyor. Kışın kaban ve kazaklarla kapatılan fazla kilolar yazın kıyafetler inceldikçe ortaya çıkıyor. Bu durum da insanda hızlı bir şekilde kilo verme isteği doğuruyor. Yazın diyet yapmanın güzel tarafı renkli bir beslenme programınızın olabilmesi.

Neler tüketmelisiniz?
Yazın kabak, taze fasulye, börülce, enginar, dolmalık biber, brokoli, marul, iç bakla ve salatalık rahatlıkla tüketilebilir. İçerdikleri vitamin, mineral ve lif sayesinde sebzeler bağışıklığı güçlendirir, enerji oluşumunu destekler, tokluk verir ve bağırsak hareketlerini düzenler. Ancak yerken kızartılmamaları ve buharda pişirme gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanmaları önerilir.

Yaz ayları meyve açısından da zengin. Ankara travesti diyet sırasında yeşil erik, kayısı, kiraz, kavun, karpuz, dut, incir, şeftali, nektarin, armut ve vişne tercih edilebilir. Meyvelerin güzel tatlarının yanı sıra cildi gençleştirme ve bağırsakları çalıştırma gibi pek çok olumlu etkisi de vardır. Ancak tüketim miktarları önemlidir. Gereğinden fazla yenilen meyve, hem kilo artışına sebep olur

travesti

Travestiler Meyve Tüketiminde Bu Hataları Yapmamalı!

Hangi meyve ne kadar tüketilmeli? Meyvelerin sağladığı faydalar neler? Meyve tüketiminde nelere dikkat etmeliyiz?

İçerdiği önemli besin ögeleri
Sebzelerdeki gibi, meyvelerinde önemli bir kısmı sudan oluştuğu için günlük enerji, yağ ve proteingereksinimlerinin karşılanmasına olan katkıları azdır. Ancak mineral ve vitamin bakımından zengindirler. Folik asit, beta-karoten, E, C ve B2vitaminleri; potasyum, magnezyum mineralleri,posa ve diğer antioksidan özelliğe sahip bileşikleri içerirler.

Bunları biliyor musunuz?
• Farklı meyveler, farklı besin ögeleri içerdikleri için çeşitli renk ve türlerde meyve tüketilmelidir.
• Beslenme planında çeşitli meyveler tüketen bireylerin kronik hastalıklara (kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, bazı kanser türleri) yakalanma riski, düzenli meyve tüketmeyenlere oranla oldukça düşüktür.
• İçeriklerindeki posaile doygunluk hissi sağlarlar ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olurlar.
• Birçok vitamin ve mineralin en iyi kaynaklarından olan meyveler, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklardan korur ve hücre yenilenmesi ile doku onarımını sağlar.
• Kuru meyveler mineraller açısından oldukça zengindir ve enerji değerleri yüksektir. Ancak kurutma işlemi sırasındademir ve A vitaminindeyüksek oranda, C vitamininde isetamamen kayıplar oluşmaktadır.

Meyveleri tüketirken bunlara dikkat edin
– Tüm meyveler; besin değeri, içeriği ve ekonomik olması açısından mevsiminde, bol ve ucuz bulunduğu dönemde tüketilmelidir.
– Meyveler bol suda yıkanmalı ve yenilebilen kabukları soyulmadan tüketilmelidir. Birçok vitamin ve mineral, meyvelerin kabuğunda ve kabuğa yakın kısımında bulunur.
– Meyve suyu içmek yerine, meyvenin kendisi bütün olarak yenilerek lif tüketimi desteklenmelidir.
– Uzun süre bekleyen meyve sularında vitamin kayıpları oluşacağından, taze sıkılmış olanları tercih etmek gerekir.
– Seçtiğiniz bir meyveyi yoğurda veya süte ekleyerek, kendi ara öğününüzü veya tatlınızı yapabilirsiniz.
– Meyveleri blenderdan geçirerek hazırlayacağınız smoothieleri (meyve püresi ve buz), kahvaltıve ara öğünlerde tüketebilirsiniz.
– Birkaç damla limon veya portakal suyu, meyve salatasının kararmasını önleyecektir.
– Canınız tatlı bir şeyler istediğinde; meyvelerin sağlıklı seçimler olacağını unutmayın.
– Meyveler çiğ olarak tüketilebileceği gibi, komposto şeklinde, pişirilerek veya kurutularak da farklı şekillerde tüketilebilir.
– Kuru meyveler taşıma ve saklama kolaylığı sebebiyle, dışarıda veya iş yerlerinde tercih edilebilecek atıştırmalıklardandır.

Porsiyon ve tüketim önerileri
Meyvenin türüne, glisemik indeks ve glisemik yüküne göre değişmekle birlikte taze meyvelerin 1 porsiyonu yaklaşık 100 grama denktir. Kuru meyvelerin porsiyon ağırlıklarının daha az olduğunu unutmayın.

Mesela;
• 3-4 adet taze kayısı 100-120 gram ile 1 porsiyona denkken,
• 3-4 adet kuru kayısı 30-35 gram ile 1 porsiyonu karşılamaktadır.

Günde 2-4 porsiyon meyve tüketilmelidir
Tüketilmesi önerilen miktar; yaş, cinsiyet ve fizyolojik durum (büyüme ve gelişme dönemi,gebelik ve emziklilik, yaşlılık), fiziksel aktivite düzeyi gibi bireysel farklılıklara göre değişebilir.

Travesti İçin Medikal Estetik Yaşı 30 Sonrasıdır

0

Eski Türkiye güzellerinden olan Dr. Seran Göçer’i pek çoğumuz ekranlardan tanıyoruz. Bir dönem estetikle ilgili televizyon programları yaptı. Şu anda ise Memorial Hastanesi’nde Güzel Yaşam Kliniği Direktörü. “Medikal estetik veya anti-aging 30 yaştan sonra başlar” diyor

Ben sizi televizyoncu olarak da biliyorum aynı zamanda. Hikayeniz nasıl ilerledi?
1990 yılında Akdeniz Üniversitesi Antalya Tıp Fakültesi’ni kazandım. Fakülteye girdiğim sene, bir mankenlik ve zarafet kursuna yazıldım. Üç yıl sonra ‘1993’te Best Model of Turkey’e girip dördüncü oldum ve Best Model of Akdeniz seçildim. ‘1994’te de Miss Turkey’e katıldım. Tıp Fakültesi’nde okuduğum için dönüp fakülteyi bitirmek istedim. 1997’de İstanbul’a geldim ve televizyona başladım. Bir süre sonra da Habertürk’te, 2 sene boyunca hafta sonları canlı yayınlanan “Dr. Seran Göçer’le Estetik Sorunları” adında bir program yaptık.

Sonra nasıl vazgeçtiniz televizyondan?
Televizyondan vazgeçmedim aslında. Sadece 2000’de medikal estetikle ve hem hocam hem de daha sonra ortağım olacak olan, İstanbul’un en önemli akupunturistlerinden biri İsmail Ağar ile tanıştım. Fransa’ya gittim; 8 ay kaldım. Mezoterapi Derneği’nde Dr. Jack Le-coz gibi doktorlarla medikal estetik, mezoterapi gibi konularda staj yaptım. Sertifika aldım ve geri döndüm. Sonra muayenehanemi açtım. 2003’te de Memorial Hastanesi’nde Güzel Yaşam Kliniği’ni kurdum.

Ne yapıyor bu ”Güzel Yaşam Kliniği”?
Cerrahi olmayan bütün estetik girişimler yapılıyor. Aslında 3 ana konuda toparlayabilirim: bölgesel kilo programları, yüz şekillendirme (enjeksiyonlar) ve saç ekimi.

Bu işlemler hangi yaş aralığında yapılmalı? En çok kimlerde başarılı oluyor?
Medikal estetik veya anti-aging 30 yaştan sonra başlar. 30’lu yaşlardan önce, 20’lerinde birine anti-aging yapamazsınız, anlamsızdır. Ama en anlamlı ve etkili olanı 35-45 yaş arasında başlamak. O zaman cerrahi gidişi engelliyorsunuz.

Gençleşmek adına en başarılı – gördüğünüz metot hangisi?
Mezolifting dediğimiz besleme yöntemi. Travesti cilde yaşla birlikte azalan hyaluronik asit, organik silikon, multi vitaminler gibi cildin gençliğini sağlayan maddeleri cildin içine enjekte etmek ve soymak. Besleme ve soyma beraber yapıldığında cildin kalitesini ve nemini artıran, yeni kolajen sentezini tetikleyen, daha parlak, canlı ve ışıltılı bir görüntü veren işlemler. Bu temel. Yani nasıl sağlıklı beslenme programında fit ve iyi bir vücut için egzersiz, doğru beslenme temeldir güzel ve canlı bir cilt için de besleme soyma temel bana göre.

ankara travestileri

Orta yaşlı bir kadının cildine nasıl bakması lazım? Nasıl beslenmesi lazım?
Genel anlamda yapabileceğiniz en önemlisi şey beslenme-egzersiz ikilisini çok doğru kurmak. Uzak duracağımız şey özellikle şeker ve tuz. Çünkü kadınlık hormonlarıyla birleştiği zaman bizde selüliti artıran, ödeme sebep olan en önemli şeylerden biri tuz. Beyaz şekerin de yani rafine edilmiş ürünlerin de artık kanserojen olduğunu biliyoruz. Alkol ve sigarayı söylemiyorum çok bilindiği için ama söyleyebiliriz. Sigara içen 30-40 yaşlarındaki bir hanımın cildiyle içmeyenin cildi arasında çok büyük fark var; yaraların iyileşmesi, leke oluşması, cildin nemi çok fark ediyor. Sigara içmemek, düzenli uykunuzun olması, doğru beslenmek bir de arada kendinize vakit ayırmak.

”Kadınların sevildikçe güzelleştiğine inanıyorum…”
Özellikle aşık olduğunuzda, birini sevdiğinizde, huzurlu bir ortamda olduğunuzda salgılanan mutluluk hormonları ki seks ve egzersiz sırasında da salgılanıyorlar, bire bir iştahı kapatır. Kolajen sentezini tetikler, cildin nem oranı artar.

Bir hastaya asla şunu yapmayın diyeceğiniz şey nedir?
Estetik cerrahlar bize kızmasınlar ama şunu söyleyebilirim ki bazı plastik cerrah arkadaşlarım artık bazı yüz germe operasyonlarını yapmıyor. Nedeni var. Yüz aşağıya doğru sarkıyor, buna cerrahi operasyon yapılabilir, güzel de olur ama yukarı kaldırılabilirse. Aşağıya doğru inmiş bir yüzü yanları doğru çekmek ve sonra da boşalan bölgeleri, göz altı ve yanak bölgelerini, yağ enjeksiyonu ile şişirmek olmuyor. Şöyle olmuyor, gençliğinize dönmüyorsunuz, başka biri oluyorsunuz. Eğer amacınız gençliğinize biraz yaklaşmaksa, o zaman aşağıya inen yüzünüzü doğru operasyonlarla yukarı kaldırmak daha uygun. Endoskopik veya orta yüz liftingi dediğimiz bazı teknikler var ki Serdar Eren çok güzel yapıyor.

Egzersiz vücut için olduğu kadar cilt için de önemli öyle değil mi?
Her şey için önemli; ruhumuz için, vücudumuz için, kaslarımız için. Yaş aldığımızda belimizin bükülmemesi için, sağlam ve düz bir duruş için sırt kaslarımızın ve ön bacak kaslarımızın ne kadar iyi olduğu çok önemli. Çünkü dik durduğunuzda daha genç bir görüntüye sahip oluyorsunuz. Yani yüzünüz istediği kadar genç olsun, o belin bükülmesi ister istemez on yaş ileriye atıyor.

Genel olarak Türk kadınının estetik anlayışında gördüğünüz en büyük yanlış nedir?
Doğallıktan uzaklaşmak. Avrupalı kadının zaten başka bir görüşü var, onlar estetiği uzak, pek değişmek bile istemiyorlar. Amerikalılar daha farklı tabii. Türk ankara travestileri çok da hatalı bulmuyorum, yani belli bir kesim var çok birbirine benzeyen, çok cerrahi müdahale yaptırmış ama onlar çok dar bir kesim.

Üçüncü Cinsiyetleri Resmen Kabul Edilmiş, Güney Asya`nın Kutsal Trans Kadınları: Hijralar

0

Transseksüellik ve gay ülkemizde olduğu gibi dünyanın her yerinde de var olan bir gerçek. Kültürel etkenlerin de yaşayışlarda büyük rol aldığını düşünürsek, Hijraları diğer trans bireylerden ayıran özellikler var. Yaşamlar her ne kadar farklı olsa da amaçlar ve çabalar aynı: Kabul edilmek. İşte bunu resmi olarak başarmış bir grup onlar. Gelin onları biraz daha yakından tanıyalım.
Hijralar, erken yaşta kendilerini kabul etmeyen ailelerinin yanından taşınarak büyük şehirlere göç ediyorlar.

Hijra, Urdu-Hindistan kökenli bir kelime ve “Kabileden ayrılan kişi” anlamına geliyor.Büyükşehire gelen Hijralar, kendilerinden büyük ve tecrübeli olan transseksüel bireylerce evlat ediniliyor ve onların gözetimi altına giriyor.Erkek olarak dünyaya gelen Hijralar, Narwaan adı verilen ayin ile hadım edilip transseksüel gruba girmeye hak kazanıyor.Tabuların da etkisiyle toplumsal baskı yoluyla kötü yaşam şartlarına zorlanan Hijralar, büyük şehirlerin kenar mahallelerine itilmiş durumda.Tarihin çeşitli dönemlerinde oldukça saygın bir statüde olan Hijralar, uzun yıllar kutsal olarak kabul edildi. Hatta kendilerine ait locaları da vardı.Hijralar Hindistan’da çok renkli kıyafetleri ve kullandıkları takılar ile de biliniyor.Çoğunlukla düğün ya da eğlence yerlerinde şarkı söyleyip dans ediyor, seyredenler tarafından bahşişle ödüllendiriliyorlar.(!)Şu an sadece Hindistan’da yaklaşık olarak 6 milyon Hijra’nın yaşadığı tahmin ediliyor.2013 yılında Sanam Fakir isimli Hijra kadın, Pakistan seçimlerinde adaylığını koyarak bir ilke imza atmış oldu.

Hijraların yaşadığı toplum, onların istediği yapılmadığı takdirde kendilerinin lanetleneceğine inanıyor.Hem kadın hem de erkek görünümlü olmaları, inanışlarına göre Tanrı Rama’nın dişiliğini ve üretkenliğini sembolize ediyor.Hindistan yüksek mahkemesi, 2012 yılında Hijraları üçüncü cinsiyet olarak resmen kabul etti.

KAYNAK: onedio.com 15.11.2016

Ankara Travestileri Zayıflamak İstiyorsa Yumurta Yemeli!

0

Bir çok kişinin de en fazla kafa yorduğu problem ise ”Acaba hangi yiyecek bana yarar? Hangi yiyeceği seçersem daha tok kalabilirim? Hangi yiyecek yağlarımı daha çok yakar?”dır. Kilo vermeye çalışan bir çok travesti, ya doymadığı için çok fazla yemek yer ya da az yese bile daha çabuk yağlanma eğilimindedir. Herkesin nasıl ki tüm vücut yapısı parmak izine varıncaya kadar farklı ise metabolik durumları da farklılık gösterir.

Mucize yiyeceklerden biri de yumurta
“Kendinizi daha tok hissetmek istiyorsanız ve travesti vücut yağlarınızdan kaybetmek istiyorsanız her gün 1 yumurta yemeyi alışkanlık haline getirin” diyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya yumurtanın zayıflatan mucizelerden biri olduğuna dikkat çekiyor.

Bilinen en güçlü protein kaynaklarından biridir. Anne sütünden sonra en değerli proteindir ve yumurtanın bütün protein içeriği vücut tarafından %100 kullanılır. Yapılan bir çok araştırmada sabahları 1 yumurta yiyen bireylerin gün içinde daha az acıktıkları ve yeme konusunda kendilerini daha kolay kontrol edebildikleri gösterilmiş.

Sabahları yumurta yiyenler daha az kalori alıyor
Amerika’da Rochester Obezite Merkezinde yapılan bir araştırmada da güne yumurta yiyerek başlayan bireylerin, yumurta yemeden başlayan bireylere göre, günlük 400 kalori daha az yedikleri gösterildi. Yumurtanın protein yüksekliği nedeni ile tok tutmasının yanısıra midedeki açlık hormonu olan Ghrelin’i de azaltarak tok tuttuğu düşünülüyor.

Yumurtanın mucize faydaları
-Yumurta zengin protein kaynağı olmasının yanı sıra Vitamin A,B, D, E içerir. Bununla birlikte demir ve çinko açısından zengindir. Büyüme gelişme çağındaki çocuklar için çok gereklidir. Her gün 1 tane yedirilmelidir.

-Yumurta içerdiği bazı aminoastler açısından da çok zengindir. Özellikle kas geliştirmek isteyenler, zayıflarken kaslarından kaybetmek istemeyenlerin de günlük beslenmelerinde mutlaka bulundurulmalıdır.

-Yumurtanın sarısı kolesterol açısından da zengindir. Ancak kolestrolün de vücutta başta hücre yapı taşı olması aynı zamanda bir çok hormonun da öncü maddesi olması nedeni ile de vücut için önemli bir madde olduğu unutulmamalıdır.

Kolesterol yüksekliği olamayanlar her gün 1 tane yumurtayı gönül rahatlığı ile yiyebilirler. Kolesterol yüksekliği olanlar ise haftada 3-4 gün yumurta yiyebilirler.

Yumurta nasıl tüketilmeli?
Pişirirken dikkat edilmesi gereken nokta; yumurtaya ekstra tereyağ, sucuk, salam veya sosis gibi yüksek yağlı yiyeceklerle birleştirerek omlet olarak yapmayın.

Mümkünse kayısı kıvamında suda haşlayarak yiyin. Yazın az zeytinyağı, domates, yeşil biberle menemen olarak da pişirilebilir. Öğlen veya akşam ana öğün olarak da tüketilebilir.

Bu Besinler Diyeti Sabote Ediyor!

Diyet yaparken mutlaka listenizden çıkarmanız gereken besinleri biliyor musunuz?

Beyaz şeker

Şekerin vücuda kattığı hiçbir besin değeri yoktur. 3 gram şekerde yaklaşık olarak 12 kalori bulunur. Şeker, vücudumuzda çok çabuk işlenir ve hızlı kilo almamıza neden olur. Canınız şeker tüketmek istediğinde, taze meyveler ve tam tahıllı gıdalar gibi doğal şeker içeren besinlere yönelebilirsiniz.

Beyaz un

Beyaz unlar, daha beyaz ve parlak olmaları için pek çok kimyasal işlemden geçerler. Sağlığımıza faydası olmayan beyaz unlar, basit karbonhidrat içerirler ve çabuk acıkmanın yanı sıra hızlı kilo alımını kolaylaştırırlar.

Beyaz patates

Patates, glisemik indeksi yüksek bir besindir ve tüketildiğinde kan şekerini hızlıca yükseltir. Kan şekerinizi dengede tutuğunuzda, metabolizmanız ve yağ yakımınız hızlanır, kilo vermeniz kolaylaşır.

Beyaz ekmek

Beyaz undan yapılmış ekmekler, yüksek oranda karbonhidrat ve sodyum içerir. Bir dilim beyaz ekmekte yaklaşık olarak 58 kalori bulunur ve içeriğinde sağlıklı besinler bulunmaz. Öğünlerinizde beyaz ekmek yerine, bir porsiyon haşlanmış tatlı patates tüketebilir ve sağlıklı besinlerin vücudunuza girmesine katkı sağlayabilirsiniz.

Beyaz şarap

Bir kadeh şarabın kalorisi markaya ve çeşidine göre yaklaşık olarak 70 ile 270 kalori arasında değişir. Şarap içmek istediğinizde tercihinizi daha düşük kalorili olan beyaz kuru üzüm şaraplarından yana kullanın.

Tuz

Günlük beslenme programı dahilinde bir miktar tuz tüketilir. Ancak tuzla ilgili problem, içeriğinde sodyum bulunan besinlere ekstra tuz eklemekle başlıyor. Sodyum, vücutta yüksek oranda su tutar ve ödem oluşmasına neden olur.

Beyaz çikolata

Beyaz çikolata, kakao yağı, şeker ve yağ gibi karışımlardan oluşur. İnanılmaz derecede yüksek kaloriye sahip olan bu çikolata çeşidinin yağ oranı da çok yüksektir. Doğal kakao içermediği için herhangi bir antioksidan değeri de yoktur. Antioksidan yönünden zengin olan çikolata çeşidi %70 oranında kakao içeren bitter çikolatadır ve en az yeşil çay kadar sağlığa faydalıdır.

travesti

Travesti Yatmadan Önce Kilo Almadan Bir Şeyler Atıştırabilir!

Florida Eyalet Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan çalışmada uyumadan önce protein ya da karbonhidrat içeren hafif bir şeyler atıştırmanın, metabolizmayı hızlandırdığı keşfedildi. Medicine & Science in Sports & Exercise dergisinde yayımlanan çalışmada, yatmadan yarım saat önce içilen sütün erkeklerde protein sentezini artırarak daha fazla kas yapılmasına yardımcı olduğunu ortaya çıkardı.

Geceleri yemek yemenin sanıldığı gibi kilo aldırmadığı aksine metabolizmayı hızlandırarak kilo kaybını kolaylaştırdığı belirlendi.

Çalışmaya katılanlar iki gruba ayrıldı. İlk grubun, yatmadan önce 150 kalori almasına izin verildi. Çalışma sonucunda ilk grubun, gece hiçbir şey yemeyen ikinci gruba oranla daha yüksek bazal metabolizma oranına sahip olduğu belirlendi.

Yine aynı çalışma, yatmadan önce bir şeyler atıştıran istanbul travestileri sabah daha az açlık hissettiğini gösterdi. Bilim adamları gece özellikle protein açısından zengin gıdalar tüketenlerin, ertesi gün öğünler arasında fazla acıkmadığını söyledi.

Wayne Eyalet Üniversitesi’nde yapılan farklı bir çalışma ise yatmadan önce lif açısından zengin gıdalar tüketen kişilerin daha kolay kilo kaybettiğini gözler önüne serdi.

Kabızlığa Çare ve Hızlı Kilo Verdiren Formül

Şiş karın, kuru ve sert dışkı, 3-4 günden fazla tuvalete çıkamama belirtileriyle birçok kişinin sıkça karşılaştığı sağlık sorunlarından bir tanesi. Toplumumuzun çoğunda özellikle orta yaşlı kadınlarda ve yaşlılarda diğer yaş gruplarına oranla daha fazla görülüyor.

Kabızlığın artık dengesiz ve tek yönlü beslenmeyle ortaya çıktığı biliniyor. Yanlış beslenme; hazır gıdalar tüketmek, posalı gıdalar tüketmemek, sebze ve meyve tüketiminin azalması, yeterli miktarda su tüketilmemesi ve bunun üzerine birde hareketsiz yaşam eklenince kabızlık sorunuda beraberinde geliyor.

Araştırmalara göre kahvaltı yapmayanlarda kahvaltı yapanlara oranla kabızlık şikayeti daha sık görülüyor. Çünkü uyandıktan sonra eğer ankara travestileri birşeyler tüketirse bağırsak hareketleri 2-3 kat oranda artış gösteriyor. Egzersiz yapmayan toplumlarda ise kabızlık görülme oranı 3 kat artış gösteriyor.

Kabızlık ciddi bir sağlık sorunu olmasının yanında metabolizma hızının en önemli habercilerinden. Eğer kişi kabızlık sorunu yaşıyorsa metabolizması yavaş çalışıyor demektir. Kabızlık direk olarak kişinin kilosu üzerinde etkilidir. Eğer kabızlık sorunu yaşayan travesti bu durumu tedavi edemez ise kilo vermesi yavaşlar ve durur. Aynı zamanda kişi kolayca kilo almaya başlar.

Yapılan en büyük hatalardan bir tanesi kişinin beslenmesini düzenlemeden çareyi ilaçlarda aramasıdır. İlaçlara sarılmak yerine ilk yapmanız gereken şey önce beslenmenize gözatmak. Çünkü ilaçlar çözüm olmasının yanında bağırsakları uzun vadede bu ilaçlara bağımlı hale getiriyor. Bir süre sonra ilaçlarda çare olmaktan çıkıyor.

Bağırsak sorunu yaşamamak için hayatınızdan eksik etmeyin
-Lifli gıda alımınızı artırın.

-Meyve ve sebze tüketimini artırın.

-Haftada 3-4 gün mutlaka tempolu yürüyüş yapın.

-Güne ilk su içerek başlayın.

-Günde en az 10 bardak su tüketin.

-Haftada 2-3 defa kurubaklagil tüketin.

-Diyet yapıyor olsanız dahi salatalarınıza mutlaka sızma zeytinyağı ekleyin.

-Muz, şeftali, kahve, kola, patates besinlerinin tüketimini sınırlayın.

Kabızlık çözen karışım
Malzemeler

1 adet doğranmış kuru incir
2 adet doğranmış kuru kayısı
1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı
2 yemek kaşığı yulaf kepeği
1 tatlı kaşığı tarçın

Yapılışı

Akşamdan kaynamış bir bardak suyun içine doğranmış kayısı ve kuru inciri ilave edin. Sabah bu karışımın içine yulaf kepeği, zeytinyağı ve tarçını ekleyi. Karışımı kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına tüketin.